Journals / Ankara Medical Journal / 2019 / Cilt: 19 - Sayı: 3
Nurses’ Barriers to Research Utilization
- Journal
- Ankara Medical Journal
- Pages
- 559–570
- DOI
- —
Abstract
Objectives: Evidence-based practice (EBP) is an approach to making quality decisions and providingnursing care based upon personal clinical expertise in combination with the most current, relevantresearch available on the topic. EBP can significantly affect mortality and morbidity rates and play animportant role in the reduction of geographic differences. Ten/fifteen years ago in our country, “HealthTransition Project” was launched to improve the quality of health care. Thus it should be investigated tobetter understand nurses’ current perceived barriers to research utilization. This study aim toinvestigate barriers of research utilization among nurses at a public hospital and radical changes of itshealth care system.Materials and Methods: This study was planned as a descriptive research. This study was conductedbetween the dates of February-May 2018 at a Public Hospital in Turkey. All participant who volunteeredto participate in the survey and who completed fully form were evaluated. Simple random samplingmethod was used. Data were collected using a face-to-face interview technique with the questionnairedeveloped by the researchers and Barriers to Research Utilization Scale Turkish version. The BARRIERSscale developed by Funk consists of 29 items and four subgroups. These four factors were labeled nurse,organization, innovation and communication. As obtained the scale score increases obstacle isincreasing.Results: A total of 350 nurses participated in this survey. Most of participants were undergraduate. Onaverage, they had been employed in the nursing profession for 8.6 years (range 1-30 years). A large partof the nurses was not following the publications related to the profession (75.15%) and believed that thepractical changes would provide minimal benefit (73.42%). For the organizational factors, the biggestbarriers reported were “physicians will not cooperate with implementation” (76.85%). For theinnovation factors the biggest barriers determined were “the nurse is uncertain whether to believe theresults of the research (72.57%). For the communication factors, the biggest barriers reported were“literature is not compiled in one place” (66.85%).Conclusion: Nurses have serious barriers to using research results in clinics. These barriers range fromindividual characteristics of nurses to organizational factors. Therefore, focusing only on nurses is notthe right approach in solving the problem. The only solution is to ensure secular, rational and scientificeducation for all individuals from the early childhood. Only in this way can both individual and frommanagement organizational barriers arising can be overcome.
Özet
Amaç: Kanıta dayalı uygulama (KDU), konuyla ilgili mevcut en güncel araştırmalarla birlikte kaliteli kararlar almak ve kişisel klinik uzmanlığa dayalı hemşirelik bakımı sağlamak için bir yaklaşımdır. KDU, mortalite ve morbidite oranlarını önemli ölçüde etkileyebilir ve coğrafi farklılıkların azaltılmasında önemli bir rol oynayabilir. On-on beş yıl önce ülkemizde, sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmak amacıyla “Sağlıkta Dönüşüm Programı" başlatılmıştır. Türkiye'deki Sağlıkta Dönüşüm Programı ile organizasyon yapısı ve sağlık bakım sisteminde köklü değişiklikler yapılmıştır. Bu değişim hemşirelerin araştırma kullanımındaki algıladıkları engelleri etkilemiş olabilir. Bu çalışmada, sağlık bakım sistemindeki değişiklikler sonrasında hemşirelerin araştırma kullanımının önündeki engellerin araştırılması amaçlanmıştır. Materyal ve Metot: Bu araştırma tanımlayıcı tipte bir çalışmadır. Bu çalışma Şubat-Mayıs 2018 tarihleri arasında bir hastanede yapılmıştır. Çalışmaya katılmaya gönüllü olan ve formu eksiksiz tüm katılımcıların verileri değerlendirilmiştir. Örneklem seçiminde basit rastgele örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Veriler, araştırmacılar tarafından geliştirilen anket formu ve Araştırma Kullanım Bariyer Ölçeği Türkçe versiyonu ile toplanmıştır. Funk tarafından geliştirilen ölçek toplam 29 madde ve 4 alt gruptan oluşmaktadır. Ölçeğin alt grupları hemşirenin bireysel özellikleri, organizasyonun özellikleri (kurumsal sınırlamalar, engeller) inovasyonun özellikleri (araştırmanın kalitesi) ve iletişim özellikleri (araştırmanın sunumu, erişilebilirliği) 'dir. Ölçekten alınan puan artıkça algılanan engel artmaktadır. Bulgular: Bu çalışma 350 hemşire ile yapılmıştır. Katılımcıların çoğu lisans mezunudur. Ortalama olarak, hemşirelik mesleğinde 8,6 yıldır (1-30 yıl) çalışmaktadırlar. Hemşirelerin %75,15'inin araştırma hakkında bilgisi yoktu ve %73,42'si pratikte yapılacak değişikliklerin yararlarının sınırlı olduğuna inanıyordu. Organizasyon alt grubunda en yüksek skorlu engel “hekimlerin klinikte iş birliği yapmaması (%76,85) idi. İnovasyon alt grubunda ise belirlenen en yüksek engelin “hemşirelerin araştırma sonuçlarına inanıp inanmama konusunda yaşadıkları belirsizlik (%72,57) olduğu saptandı. İletişim alt boyutundaki bildirilen en büyük engel “araştırmaların tek merkezde toplanmamış (%66,85) olmasıydı. Sonuç: Hemşirelerin klinikte araştırma sonuçlarını kullanmada ciddi engelleri vardır. Bu engeller, hemşirelerin bireysel özelliklerinden örgütsel faktörlere kadar uzanmaktadır. Bu nedenle, yalnızca hemşirelere odaklanmak, sorunu çözmede doğru yaklaşım değildir. Tek çözüm, erken çocukluk döneminden itibaren tüm bireyler için laik, rasyonel ve bilimsel eğitim sağlamaktır. Ancak bu şekilde hem bireysel hem de yönetimden kaynaklanan örgütsel engellerin üstesinden gelinebilir.