Journals / Ankara Medical Journal / 2019 / Cilt: 19 - Sayı: 2

Relationships of Pain Intensity, Kinesiophobia and Quality of Life in Chronic Subacromial Pain Syndrome

Kronik Subakromiyal Ağrı Sendromunda Ağrı Şiddeti, Kinezyofobi ve Yaşam Kalitesi Arasındaki İlişki

Pages
396–406
DOI
—

Abstract

Objectives: Shoulder pain is an important and frequently reported biopsychosocial problem. Inaddition to physical problems, understanding of psychological problems that contribute to shoulderpain is important for the treatment process. Therefore, the purpose was to investigate the relationshipbetween kinesiophobia, demographic characteristics, pain intensity and quality of life in patientsseeking conservative treatment for chronic subacromial pain syndromeMaterials and Methods: Patients with chronic shoulder pain who applied to İzmir Atatürk Trainingand Research Hospital were included in the study. Demographic data of the patients were recorded.The pain severity with Visual Analogue Scale, kinesiophobia with the Tampa Scale of Kinesiophobia(TSK), and quality of life with SF‐36 quality of life index were assessed. In statistical analysis, Spearmanand Kendall Correlation Analysis were used. Statistical significance level was set at p

Özet

Amaç: Omuz ağrısı sıkça karşılaşılan biyopsikososyal bir problemdir. Fiziksel problemlerin yanı sıra, omuz ağrısına katkıda bulunan psikolojik sorunların anlaşılması, tedavi süreci açısından önemlidir. Bu nedenle çalışmanın amacı kronik subakromiyal ağrı sendromunda demografik özellikler, ağrı şiddeti, kinezyofobi ve yaşam kalitesi arasındaki ilişkiyi araştırmaktı. Materyal ve Metot: Çalışmaya İzmir Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesine başvuran kronik omuz ağrılı hastalar dâhil edildi. Hastaların demografik bilgileri kaydedildi. Ağrı şiddeti Görsel Analog Skala ile, kinezyofobi Tampa Kinezyofobi anketi (TSK) ile ve yaşam kalitesi SF‐36 yaşam kalitesi indeksi ile değerlendirildi. İstatistiksel analizde spearman ve kendal korolesyan analizi kullanıldı. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p< 0,05 olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya 32’ si erkek, 63’ü kadın olan 95 hasta alındı. Olguların yaş ortancaları 51 (40‐61) yıl, TSK skoru 43 (38‐47), istirahat ağrısı(3 (0‐5), aktivite sırasındaki ağrı 7 (5‐8), SF‐36 fiziksel bileşen (PC) ve mental bileşen (MC) skorları sırasıyla 36,50 (29,3‐42,1) ve 42 (34,9‐49,6) du. Cinsiyetler arasında ağrı (istirahat ağrısı kadın/erkek= 3/2, p=0,054; aktivite ağrısı kadın/erkek= 7/6, p= 0,187) ve kinezyofobi skorları (kadın/erkek= 43/41, p= 0,185) arasında fark yokken, yaşam kalitesinin fiziksel (kadın/erkek= 34,40 /41,40, p= 0,001) ve mental komponentlerinin ( kadın/erkek= 37,70/48,45, p< 0,001) kadınlarda daha düşük olduğu bulundu. Kinezyofobi skorunun eğitim düzeyi, yaşam kalitesinin fiziksel ve mental komponenti ile ilişkili olduğu bulundu (r= ‐0,163, p= 0,039; r= ‐0,499, p< 0,001; r= ‐0,279, p= 0,006). Sonuç: Subakromiyal ağrı sendromu olan hastalarda kinezyofobi skorları yüksek bulundu. Ağrı ve kinezyofobi değerleri kadın ve erkeklerde benzer bulunurken, erkek katılımcılarda yaşam kalitesi puanları daha iyi bulunmuştur. Kinezyofobi ile eğitim düzeyi ve yaşam kalitesi arasında negatif ilişki bulunmuştur. Kronik omuz ağrı rehabilitasyonunda kinezyofobi, eğitim düzeyi ve yaşam kalitesi entegrasyonlarının dikkate alınmasının önemli olduğunu düşünmekteyiz.