Journals / Ankara Medical Journal / 2020 / Cilt: 20 - Sayı: 4
FOLLOW-UP OF PATIENTS WHO UNDERWENT A PSYCHIATRIC CONSULTATION AT THE SMOKING CESSATION POLYCLINIC
- Journal
- Ankara Medical Journal
- Pages
- 835–843
- DOI
- —
Abstract
Objectives: It is known that anxiety disorder, depression, and other psychiatric disorders are more commonin patients with smoking and tobacco use. In our study, it was aimed to investigate whether there was anydifference in the first-year follow-up between patients who applied to the smoking cessation clinic and thosewho were not consulted to psychiatry at the first evaluation. Materials and Methods: A total of 197 cases who applied to our smoking cessation policlinic in 2017 wereincluded in the study. Among the patients who applied to the smoking cessation outpatient clinic, 96 patientswho were consulted to psychiatry were evaluated as "group 1" and 101 patients who were not consulted topsychiatry as "group 2". Demographic data and smoking attitudes and habits of all cases, comorbid diseases,treatments they received, and smoking cessation in the first year were recorded.Results: When group 1 and group 2 were compared, there was no significant difference in the cases referredto psychiatry in terms of smoking cessation rates in the first year [Ngrup 1 quitters = 22 (22.90%), Ngrup 2quitters = 23 (22.70%), p = 0.67]. In the subgroup analysis, in cases who quit smoking in the first year; It wasobserved that group 1 cases received behavioral treatment and NRT treatment at higher rates than group 2cases (Ngrup 1 quitters = 33 (44.60%), Ngrup 2 quitters = 17 (21.80%); p = 0.002). It was determined thatgroup 2 cases received behavioral treatment and varenicline treatment more than group 1 cases [Ngrup 1quitters = 6 (8.10%), Ngrup 2 quitters = 33 (51.10%); p = 0.002]. Conclusion: It was found that the patients who were found to have a high need for psychological support whoapplied to the smoking cessation clinic were able to quit smoking at rates similar to those with low anxiety anddepression scores with effective pharmacological and psychiatric support.
Özet
Amaç: Sigara ve tütün kullanımı olan olgularda anksiyete bozukluğu, depresyon ve diğer psikiyatrik bozukluklar daha sık bir arada görülmektedir. Bu çalışmada sigara bırakma polikliniğine başvuran ve ilk değerlendirmede psikiyatri polikliniğine konsülte edilen ve edilmeyen olgular arasında 1. yıl sonunda sigara bırakma açısından farklılık olup olmadığını araştırmak amaçlandı.Materyal ve Metot: Sigara bırakma polikliniğimize 2017 yılında başvuran toplam 197 olgu çalışmaya dahil edildi. Sigara bırakma polikliniğine başvuran olgular içerisinde Hastane Anksiyete ve Depresyon ölçeği puanlarına göre psikiyatri bölümüne konsülte edilen 96 olgu “grup 1” ve psikiyatri konsültasyonu yapılmayan 101 olgu ise “grup 2” olarak sınıflandı. Tüm olguların demografik verileri sigara içme tutum ve davranışları, komorbid hastalıkları, aldıkları tedaviler ve 1. yılda sigara bırakma durumları kaydedildi.Bulgular: Grup 1 ve grup 2 olgular karşılaştırıldığında 1. yılda sigara bırakma oranları açısından anlamlı farklılık yoktu [Ngrup 1 sigara bırakanlar= 22 (%22,90), Ngrup 2 sigara bırakanlar= 23 (%22,70), p=0,67]. Alt grup analizinde 1. Yıl sigara bırakan olgularda; grup 1 olguların grup 2 olgulara göre daha yüksek oranlarda davranışsal tedavi ve NRT tedavisi aldıkları görüldü (Ngrup 1 sigara bırakanlar= 33 (%44,60), Ngrup 2 sigara bırakanlar= 17 (%21,80); p=0,002). Grup 2 olguların ise grup 1 olgulara göre davranışsal tedavi ve vareniklin tedavisini daha fazla aldıkları belirlendi [Ngrup 1 sigara bırakanlar= 6 (%8,10), Ngrup 2 sigara bırakanlar= 33 (%51,10); p=0,002].Sonuç: Sigara bırakma polikliniğine başvuran ve tarama testlerine göre psikiyatrik değerlendirme ihtiyacı olduğu saptanan olguların, etkin farmakolojik ve psikiyatrik destekle anksiyete ve depresyon skoru düşük olgulara benzer oranlarda sigarayı bırakabildiği görülmüştür. Bu nedenle olguların anksiyete depresyon açısından değerlendirilerek psikiyatri polikliniklerine yönlendirilmesinin ve bu hastaların sigara bırakma programlarının psikiyatri ile eş zamanlı yürütülmesinin önemli olduğu düşünülmüştür.