Journals / Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi / 2019 / Cilt: 23 - Sayı: 4

QUALIFICATION OF DISTRIBUTION OF DIVIDEND IN JOINT STOCK COMPANIES IN ACCORDANCE WITH THE TURKISH COMMERCIAL LAW

TİCARET HUKUKU AÇISINDAN ANONİM ŞİRKETLERDE ÖRTÜLÜ KÂR DAĞITIMI NİTELENDİRMESİ

Pages
141–195
DOI
—

Abstract

In companies which made a profi t in the end of the fi scal year, profi t is distributed among shareholders under the name of “distribution of dividend to the shareholders” in Turkish Law practice. Profi t is distributed to shareholders by following the rules stipulated in Turkish Commercial Code. However, if shareholders are given profi ts at the end of the fiscal year, some tax results arise for the company. To avoid these taxrelated issues, companies attempt to distribute profi t under other names. To prevent this, disguised profi t distribution has been regulated in the Corporate Tax Law to ensure tax security. But, to define a payment made to shareholders as a dividend, addressing the subject in pursuant of Commercial Law is necessary. Because a dividend has at least four sides; the corporation, relevant shareholders, other shareholders and tax administration. But in Corporate Tax Law, regulations concerning disguised profit distribution are oriented towards only on the tax administration and ignores all other parties. Therefore, in this study, we analyzed the defi nition of disguised profi t distribution which was regulated with the sole purpose of ensuring tax security.

Özet

Türk hukuku uygulamasında şirketler, hesap dönemi sonunda kâr elde etmiş ise, bu kâr Türk Ticaret Kanunu’nda hüküm altına alınan kurallara uyulmak suretiyle pay sahiplerine “kâr dağıtımı” adı altında dağıtılabilmektedir. Ancak pay sahiplerine hesap dönemi sonunda kâr dağıtılması halinde şirket açısından bazı vergisel sonuçlar doğar. Bu vergisel sonuçlardan kaçınmak için şirketler ortaklarına kârlarını başka adlar altında vergisiz dağıtma yolarını zorlamaktadırlar. Bu zorlamanın bir sonucu olarak; vergi güvenliğinin sağlanabilmesi amacı ile örtülü kâr dağıtımı müessesi Türk hukukunda Kurumlar Vergisi Kanunu’nda (KVK) düzenleme altına alınmıştır. Ancak, pay sahiplerine yapılan bir ödeme için kâr payı nitelendirmesi yapıldığında, konun un yalnızca vergi hukuku acısından değil, ticaret hukuku açısından da ele alınması zarureti vardır. Çünkü kâr payının; şirket, ilgili pay sahipleri, diğer pay sahipleri ve vergi idaresi olmak üzere en az dört tarafı bulunmaktadır. Fakat KVK’ya göre yapılan örtülü kâr dağıtımı tespitlerinde dikkate alınan yalnızca vergi idaresi olup diğer tarafl ar tamamen göz ardı edilmektedir. Buna göre çalışmamızda, tamamen vergi güvenliğinin sağlanması saikiyle yapılan “örtülü kâr dağıtımı” nitelendirmesinin, hukukun temel ilkeleri ile ticaret hukuku açısından uygun bir nitelendirme olup olmadığı incelenmiştir.

Keywords: Kâr Dağıtımı, Örtülü Kâr, Örtülü Sermaye, İlişkili Kişi, Emsale Uygunluk