Journals / Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıp Dergisi / 2017 / Cilt: 50 - Sayı: 2

CLINICAL CHARACTERISTICS OF MALIGNANT EYELID TUMOURS AND OUR SURGICAL TREATMENT APPROACHES

PRİMER MALİGN GÖZ KAPAK TÜMÖRLERİNİN KLİNİK ÖZELLİKLERİ VE CERRAHİ TEDAVİ YAKLAŞIMLARI

Pages
56–61
DOI
—

Abstract

OBJECTIVE: Assesment of clinical, histopathological characteristics and surgical treatment aproaches of the malignant eyelid tumours.MATERIAL AND METHODS: Between 2000 and 2012, 37 (22 males and 15 females) patients (mean age 64.4, range 32-80 years) with histologically confirmed malignant eyelid tumours were evaluated at the Oculoplastic Surgery Section . Tumour localizations, histological results, clinical diagnosis, treatment modalities and follow up data were collected retrospectively at the medical records.RESULTS: Regarding malignant eyelid tumours; the most common was basal cell carcinomas (n:33 ,%89), 2 (%5.5) were squmaous cell carcinomas, 2 (%5.5) were sebaceous carcinomas. Malignant lesions more often affected the lower eyelid (n:25, %67.56) than upper eyelid (n:6, %16.22).Tumour excision with 5 mm safety margin with histologically confirmed frozen section control were done in all patients. For all malignancies of the eyelid, the most common primary treatment modality was surgical excision and eyelid reconstructions with using skin flap (n:18, %48.65), followed by excision and using tarsoconjunctival graft and skin flap (n:10, %27.03) , excision with skin graft (n:5, %13.51), excision with direct closure (n:3, %8.11) and in a patient tumour excision with granulation tissue formation by using amnion membran transplantation (n:1, %2.7). In one patient skin flap necrosis, in one patient local recurrence and in two patients local recurrence along with distant organ metastasis were observed. CONCLUSIONS: Among the malignant lesions; basal cell carcinoma was common type with lower lid involvement in majority. If the tumour excision was made with 5 mm safety margin, with histologically confirmed frozen section control , reduce reccurence rates of malignant eyelid tumours. Reconstructions of the anterior and posterior lamellar of the eyelid using self tisuses like other eyelid (tarsus, conjunctiva , skin flap and grafts) tissues enhaces cosmetic and functional results

Özet

AMAÇ: Primer malign göz kapak tümörlerinin klinik, histopatolojik özelliklerini ve cerrahi tedavi yaklaşımlarını değerlendirmek.GEREÇ VE YÖNTEMLER: Çalışmamıza, 2000 ile 2012 yılları arasında, S.B. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi göz kliniğinin oküler onkoloji bölümüne, kapak tümörü ön tanısı ile refere edilen ve histopatolojik olarak primer malign göz kapak tümörü tanısı alan 37 (22 erkek, 15 kadın) olgu dahil edildi. Tüm olguların yaşı, tümör lokalizasyonu ve boyutları, histolopatolojik tanıları, cerrahi teknikleri, cerrahi komplikasyonları ve nüksleri retrospektif olarak değerlendirildi. BULGULAR: Primer malign göz kapak tümörlerinden bazal hücreli karsinom %89 (n:33) ile en sık, ardından %5.5 ile (n:2) skuamöz hücreli karsinom ve %5.5 ile (n:2) sebase bez karsinomu görüldü. Primer malign göz kapak tümörleri lokalizasyon olarak alt göz kapağında 25 olguda (%67.56), üst göz kapağında 6 olguda (%16.22) ve mediyal kantal bölgede 6 olguda (%16.22) görüldü. Tüm olgulara 5 mm'lik sağlam doku ile beraber total tümör eksizyonu yapıldı. Tümör eksizyonundan sonra oluşan doku defektleri; sıklık sırasına göre cilt flebi (n:18, %48.65), cilt flebi ve tarsokonjonktival greft (n:10, %27.03), sadece cilt grefti (n:5, %13.51), primer sütürasyon (n:3, %8.11) ve bir olguda da amniyon membranı örtülerek granülasyon dokusu oluşumuna bırakılarak (%2.7) rekonstrüksiyon yapıldı. Bir hastada cilt flep nekrozu, bir hastada lokal nüks ve iki hastada ise lokal nüks ile beraber uzak organ metastazı izlendi.SONUÇ: Primer malign göz kapak tümörleri arasında bazal hücreli karsinom en sık görülmekte olup çoğunluğu alt göz kapağı yerleşimlidir. Malign göz kapağı tümörlerinde dondurulmuş kesit denetimi yöntemi kullanılmasıyla cerrahi sınırlar kontrol edilerek, 5 mm'lik sağlam doku ile beraber total tümör eksizyonu yapılırsa malign kapak tümörlerinin nüks oranları belirgin olarak azalmaktadır. Göz kapağı rekonstrüksiyonunda ön ve arka lamel için hastanın göz kapak dokularının (tars, konjonktiva, cilt flebi , cilt grefti ) kullanılması hem kozmetik hem de fonksiyonel başarılı sonuçlar sağlamaktadır