Journals / Anemon Muş Alparslan Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / 2019 / Cilt: 7 - Sayı: 2

Absurd Elements in Anthony Neilson’s Realism and The Wonderful World of Dissocia Plays

Anthony Neilson’nın Realism ve The Wonderful World of Dissocia oyunlarındaki Absürd Temalar

Pages
171–179
DOI
—

Abstract

After World War II, British theatre generally dealt with people’s meaningless actions and aimlesslives. During the 1950s theatre reflecting the changing society opposed to the traditional theatre interms of pattern and plot. The period in 1950s was named as Absurd Theatre by Martin Esslin andit has affected many writers until today. In 1990s theatre which reveals the untold explicitly andthrows the violence in them to their face was coined by Alex Sierz. In Realism (2006), AnthonyNeilson, one of In-yer-face playwrights, presents us with the melancholy protagonist Stuart, who isdistant from the outside world, and who is lost amidst both his own sense of disinterest as well aslife. The Wonderful World of Dissocia (2004), takes a look at the protagonist Lisa’s watch- whichis consistently one hour behind- being fixed, as well as at the absurd events unfolding within Lisa’simagination. The aim of this paper is to analyze the theme of absurdity in Anthony Neilson’s Realismand The Wonderful World of Dissocia through the lens of Esslin.

Özet

İkinci dünya savaşından sonra İngiliz tiyatrosu genel olarak insanların anlamsız davranışlarını ve amaçsız yaşamlarını ele almıştır. 1950’lerde değişen toplumu yansıtan tiyatro, geleneksel tiyatroya da yapı ve konu açısından karşı çıkmıştır. 1950’lerde ki bu süreç Martin Esslin tarafından Absürd Tiyatro olarak adlandırılmış ve günümüze kadar birçok yazarı etkilemiştir. 1990’larda ise söylenmeyenleri açık seçik ortaya koyan ve insanların içindeki vahşeti yüzlerine vuran tiyatro Alex Sierz tarafından Yüzüne Tiyatro olarak adlandırılır. Yüzüne Tiyatro yazarlarından biri olan Anthony Neilson, Realism (2006) oyununda depresif başkarakter olan Stuart’ın, dış dünyadan soyutlanmış kişiliğini, boş vermişliğini ve hayatın içinde kayboluşunu ortaya koyar. The Wonderful World of Dissocia (2004) adlı oyununda ise Lisa’nın, başkarakter, sürekli bir saat geri kalan saatinin onarılmasını konu alan ve hayaller dünyasında gerçekleşen absürd olaylarla karşılaşırız. Bu çalışmanın amacı, Neilson’nın Realism ve The Wonderful World of Dissocia adlı oyunlarında ki absürd temaları Esslin’in ışığı altında incelemektir.