Journals / Mersin Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi / 2019 / Cilt: 12 - Sayı: 3

The role of diffusion MRI in evaluation of nodular thyroid diseases

Nodüler tiroid hastalıklarının değerlendirilmesinde difüzyon MRG’nin yeri

Pages
505–514
DOI
—

Abstract

Aim: In our study, the role of diffusion-weighted magnetic resonance imaging (DWI) in the characterization of thyroid nodules will be investigated. Method: Between October 2010 and April 2011, patients who underwent ultrasonography, scintigraphy and fine needle aspiration cytology (FNAC) for thyroid nodules were performed DWI prior to FNAC. Apparent diffusion coefficient (ADC) maps of the lesions were established via DAG. Four separate b-values ​​(b=300 sec/mm², b=500 sec/mm², b=750 sec/mm², b=1000 sec/mm²) were used. Scintigraphy findings were compared with ADC values. The ROC (Reveiver Operating Characteric) curve was obtained from the ADC values. Results: The measured mean ADC values ​​of 24 benign thyroid nodules were 3547 ± 556 x10-6mm2 / s at b=300, 2221±362 x10-6mm2/sec at b=500, 1483±242 x10-6mm2 at b=50. /sec was calculated as 1115±182x10-6mm2/sec at b=1000. The mean ADC values ​​of 2 malignant nodules were 2430±355x10-6mm2 / s at b=300, 1440±205x10-6mm2/ sec at b=500, 998±144 10-6mm2/sec at b=750, b=It was found as 715±118 x10-6mm2 / s at 1000. Conclusion: Although the small number of cases is an important constraint, the findings in our study suggest that DWI can be useful in the differentiation of malignant benign thyroid nodules.

Özet

Amaç: Çalışmamızda, difüzyon ağırlıklı manyetik rezonans görüntüleme (DAG)’nin tiroid nodüllerinin karakterizasyonundaki yeri araştırılacaktır. Yöntem: Ekim 2010–Nisan 2011 tarihleri arasında, tiroid nodülüne yönelik ultrasonografi, sintigrafisi yapılan ve ince iğne aspirasyon sitolojisi (İİAS) planlanan hastalara İİAS öncesinde DAG gerçekleştirildi. DAG üzerinden lezyonların ‘apparent diffusion coefficient’ (ADC) haritaları oluşturuldu. Dört ayrı b değeri (b=300sn/mm², b=500sn/mm², b=750sn/mm², b=1000sn/mm²) kullanılarak nodüllerin ADC değerleri sitopatoloji sonuçları bilinmeden ölçüldü. İİAS ve postoperatif histopatoloji sonuçlarına göre toplam iki malign, 24 benign nodül çalışmaya dahil edildi. Sintigrafi bulguları ADC değerleri ile karşılaştırıldı. ADC değerlerinden ROC (Reveiver Operating Characteric) eğrisi oluşturularak sınır değeri elde edilmeye çalışıldı. Bulgular: 24 benign tiroid nodülün ölçülen ortalama ADC değerleri b=300’de 3547 ± 556 x10-6mm2/sn, b=500’de 2221 ± 362 x10-6mm2/sn), b=750’de 1483 ± 242 x10-6mm2/sn, b=1000’de 1115 ± 182x10-6mm2/sn olarak hesaplandı. İki malign nodülün ortalama ADC değerleri b=300’de 2430±355 x10-6mm2/sn, b=500’de 1440±205 x10-6mm2/sn, b=750’de 998±144 x10-6mm2/sn, b=1000’de 715±118 x10-6mm2/sn olarak bulundu. Sonuç: Bizim çalışmamızda, benign-malign ayrımı için, farklı b değerlerinde sınır değerler oluşturulmaya çalışıldı. Olgu sayısının azlığı nedeniyle ROC eğrisi oluşturulup istatistiksel olarak anlamlı sınır değerleri bulunamadı. Ancak postoperatif histopatolojik incelemeye göre malign bir cm’den büyük nodül çalışmadaki tüm nodüller arasında en düşük ADC ölçümüne sahip iken bir cm’den küçük malign nodül ise b=750 değeri haricinde benign nodüllere göre düşük ADC değerlerine sahip idi. Her ne kadar olgu sayısının azlığı önemli bir kısıtlama oluştursa da çalışmamızdaki bulgular, literatürdeki diğer araştırma sonuçları ile birlikte ele alındığında DAG’nin tiroid nodüllerinin malign benign ayrımında faydalı olabileceğini göstermektedir.

Keywords: tiroid nodülü, difüzyon manyetik rezonans görüntüleme, tiroid sintigrafisi