Dergiler / Çeviribilim ve Uygulamaları Dergisi / 2019 / Sayı: 27
Trainspotting’in Türkçe Çevirileri Işığında Heteroglossia Çevirisine Kitle-Tasarımı Odaklı Bir Yaklaşım
- Sayı
- 2019 · Sayı: 27
- Sayfa
- 111–131
- DOI
- —
Özet
Biçemsel olarak dilin farklı katmanlaşma şekillerine işaret eden ve yazın metinlerinde ideolojik bir işleve sahip olan heteroglossia, okura belirli bir dünya görüşü ve kimlik sunar. Bu nedenle, heteroglot sesler, yazın metinlerinde bağlamın önemli bir parçası olarak karşımıza çıkar. Kaynak metindeki heteroglot sesler, çevirmeni ve okuru okuma sürecinde yönlendiren iletişimsel ve bağlamsal bir ipucu görevi üstlenir. Bu çalışmada, heteroglot seslerin bir metnin bağlamını nasıl değiştirebileceği sorusuna yanıt bulmak üzere bağıntı kuramı kullanılmaktadır. Heteroglot seslerin erek dile nasıl aktarılacağı konusu ise çevirinin yapıldığı hedef kitlenin kimlerden oluştuğu, çeviriye ilişkin beklentilerin ne olduğu ve dil düzeyinde kabul edilebilirlik normları gibi etkenlerle yakından ilişkilidir. Çevirmenler, erek dil okurunun beğenisini kazanmak ya da yapılan çevirinin toplumda kabul edilebilir bir çeviri olarak alımlanmasını sağlamak için - hedef kitleye özgü olduğu varsayılan özelliklere dayanarak- kaynak metnin biçemsel özelliklerinde bir takım değişiklikler yapabilmektedir. Bu bağlamda, çalışmada Irvine Welsh’in sosyo-biçemsel düzeyde farklı heteroglot sesleri ön plana çıkardığı Trainspotting adlı romanı ve bu romanın iki çevirisi incelenmektedir. Toplumdilbilimsel bir kavram olan kitle tasarımı kavramından yola çıkan bu çalışmada, bir yandan, heteroglot seslerin çevirisinin, dile ilişkin olarak toplumda var olan bakış açısı ve söylemlerden etkilendiği anlaşılmakta; diğer yandan ise, bir toplumda heteroglot seslerin çevirisi için sistematik olarak tercih edilen stratejilerin, toplumun dil hakkındaki görüşlerine ve çevirmenlerin zihnindeki kitle tasarımına ışık tuttuğu sonucuna varılmaktadır.
Abstract
Literary heteroglossia refers to the textual representation of the division of a language into different varieties which differ from the norms of the standard language. Given its underlying ideological layers, heteroglossia forms a significant part of the context of a literary text. The heteroglot voices serve as ostensive-inferential clues which guide both the source-text reader and the translator in the reading process. Therefore, the study focuses on relevance theory in order to shed light on this process. The study also underlines that the translation of heteroglossia largely depends on the translator’s consideration of a particular audience design. That is, the typological profile of readers and their perceived (socio)linguistic expectations coexist with translation. To illustrate this point, this study focuses on how various heteroglot voices in Irvine Welsh’s Trainspotting are translated into Turkish. Ultimately, the study underlines, on the one hand, that it is possible to derive particular forms of translations from a posited audience design. On the other hand, the study highlights that the systematic choices made by the translators in a particular society can provide us with a particular audience design with respect to the translation of heteroglossia.