Journals / Anadolu Kardiyoloji Dergisi / 2008 / Cilt: 8 - Sayı: 1
Gelişmekte olan bir ülkede obezite ve açık kalp cerrahisi
- Journal
- Anadolu Kardiyoloji Dergisi
- Pages
- 22–26
- DOI
- —
Abstract
Objective: The aim of the present study was to assess obesity as a risk of adverse outcomes following cardiac surgery.Methods: The data of 324 consecutive patients who underwent elective procedures requiring cardiopulmonary bypass in a single cardiac center in South-Western Anatolia were retrospectively analyzed. There were 250 males and 74 females. Median age was 58.8 years (range 17 to 90 years). A body mass index (BMI)≥30 kg/m2 was defined as obesity. Adverse outcomes analyzed included in-hospital mortality, chest tube drainage, reopening, inotropic support, arrhythmias, deep sternal wound infection, superficial surgical site infection and hospital stay duration. Multiple logistic regression analysis was performed to assess the relationship of obesity with clinical outcomes after cardiac surgery. Covariates considered in the logistic model included age, gender, pulmonary disease, cerebrovascular disease, smoking, hypertension, and diabetes.Results: Fourteen percent of patients (47/324) were obese and this ratio is quite smaller than reported for industrialized countries. The results of multiple regression analysis demonstrated that obesity was a risk factor only for superficial sternal or harvesting site infection (odds ratio - 4.5, 95% CI- 1.404-14.679, p=0.012).Conclusion: Obesity was associated with increased risk of superficial surgical wound infections following cardiac surgery. In comparison with industrialized countries, obesity may account for fewer adverse events in patients undergoing open-heart surgical procedures in South-Western Anatolia, a developing country sample.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı, obezitenin kalp cerrahisi sonrası ortaya çıkabilen istenmeyen sonuçlar ile ilişkisini incelemektir. Yöntemler: Güney Batı Anadolu’da, tek merkezde kardiyopulmoner baypas altında elektif şartlarda opere edilen ardışık 324 hastanın verileri retrospektif olarak incelendi. Hastaların 250’si erkek, 74’ü kadındı. Yaş ortalaması 58.8 yıl olup yaş aralığı 17-90’dı. Vücut kitle indeksi (VKI) ≥30 kg/m2 olanlar obez olarak kabul edildi. İstenmeyen sonuçlar olarak hastane içi mortalitesi, drenaj, revizyon, inotrop desteği, aritmi, derin sternal yara enfeksiyonu, insizyon yeri enfeksiyonu ve hastanede 14 günden daha uzun kalış dikkate alındı. Obezitenin klinik sonlanım noktaları ile ilişkisi çoklu regresyon analizi uygulandı. Lojistik modelde yer alan diğer bağımsız değişkenler yaş, cinsiyet, akciğer hastalığı, serebrovasküler hastalık, sigara, hipertansiyon ve diyabetti. Bulgular: Hastaların %14’ü obez idi (47/324) ve bu oran gelişmiş ülkelerden bildirilen oranlara kıyasla oldukça düşük olarak değerlendirildi. Çoklu regresyon analizi sonuçlarına göre sadece insizyon yeri enfeksiyonu obezite ile ilişkili bulundu (odds ratio - 4.5, 95% CI- 1.404-14.679, p=0.012).Sonuç: Obezite, kalp cerrahisi sonrası görülen insizyon yeri enfeksiyonu ile ilişkili bulunmuştur. Gelişmekte olan bir ülkenin bölgesi olan Güney Batı Anadolu’da, obezite, açık kalp cerrahisi sonrası ortaya çıkabilen istenmeyen sonuçlardan gelişmiş ülkelerdekine kıyasla daha az oranda sorumlu olduğu söylenebilir.