Journals / Anadolu Kardiyoloji Dergisi / 2009 / Cilt: 9 - Sayı: 2

Genç erişkinlerde koroner lezyon dağılımı ile risk faktörlerinin ilişkisi

The relation between coronary lesion distribution and risk factors in young adults

Pages
91–95
DOI
—

Abstract

Objective: In this cross-sectional, case-controlled study, we aimed to evaluate classical and novel risk factors in young patients with coronary artery disease (CAD), and the relation between coronary risk factors and coronary lesion distribution. Methods: Fifty-three patients under age of 45 years with severe coronary artery stenosis on angiography (group A) and age matched sixty patients having normal or non-critical stenosis on coronary angiography (group B) comprised the study groups. Conventional (smoking, family history, diabetes, hypertension) and novel risk factors (lipoprotein (a), homocysteine) were compared between the groups. Moreover, the relation between risk factors, and coronary lesions distribution, including left main artery (LMA) or proximal or mid left anterior descending (LAD) artery and remaining coronary lesions was investigated. Logistic regression analysis was used to define confounding factors predicting severe CAD and coronary lesion distribution and ROC curve analysis was performed to determine the cut-off value of independent factors, which were assessed by logistic regression analysis. Results: Smoking was more prevalent in group A compared to group B. Lipoprotein (a) and homocysteine levels were also higher in group A than group B. For group A and B median (max-min) values of lipoprotein (a) were 34 (2-174) mg/dl and 38 (2-203) mg/dl (p=0.038), respectively and homocysteine levels were 12.3 (5-56.6) µmol/L and 9 (1.4-19) µmol/L (p=0.012), respectively. Smoking and homocysteine were independent predictors of severe CAD in young patients according to logistic regression analysis with an Odds ratio of 3.7 (95% CI=1.572-8.763; p=0.002) and 1.2 (95% CI=1.045-1.341; p=0.008), respectively. For predicting significant CAD the cut-off value of homocysteine was 11.6 µmol/L with a sensitivity and specificity of 53% and 77%, respectively (AUC=0.637; 95% CI=0.542-0.725; p=0.008). Within group analysis in group A patients revealed that only homocysteine was an independent predictor of LMA or proximal or mid-LAD lesion presence with an Odds ratio of 1.2 (95% CI=1.011-1.465; p=0.016). ROC curve analysis revealed a cut-off value of 12 µmol/L in predicting LMA or proximal or mid-LAD lesions with a sensitivity and specificity of 65% and 91%, respectively (AUC=0.735; 95% CI=0.594-0.850; p=0.002). Conclusion: In our study, we found that young patients with severe CAD had different risk profile with higher frequency of smoking and increased levels of lipoprotein (a) and homocysteine. While smoking status and homocysteine may be used for prediction of severe CAD in young individuals, only homocysteine predicted coronary lesion distribution in LMA and proximal or mid-LAD.

Özet

Amaç: Kesitsel vaka-kontrol çalışmasında genç koroner arter hastalarında (KAH) klasik ve yeni risk faktörlerini ve koroner risk faktörlerinin koroner arter lezyon dağılımıyla ilişkisini araştırmayı amaçladık.Yöntemler: Anjiyografik olarak ciddi koroner arter darlığı olan 45 yaş altında 53 hasta (grup A) ile yaş ve cinsiyetleri uyumlu koronerleri normal veya non-kritik lezyonu olan 60 olgu (grup B) çalışmaya alındı. Gruplar arasında konvansiyonel (sigara, aile öyküsü, diyabet, hipertansiyon) ve yeni risk faktörleri (lipoprotein (a), homosistein) karşılaştırıldı. Bunların yanı sıra risk faktörleriyle sol ana koroner (SAK) veya proksimal veya orta segment sol ön inen (SÖİ) koroner arter ile diğer koroner arterlerdeki lezyon dağılımı arasındaki ilişki araştırıldı. Ciddi KAH ve koroner lezyon dağılımını belirleyen faktörler için lojistik regresyon analizi yapıldı ve lojistik regresyon analiziyle saptanan bağımsız risk faktörleri için kesim noktasının belirlenebilmesi için ROC eğrisi çizildi. Bulgular: Grup A ile B karşılaştırıldığında sigara kullanımı grup A’da daha sıktı. Lipoprotein (a) ve homosistein seviyeleri grup A’da grup B’den daha yüksekti. Grup A ve B için sırasıyla mediyan (minimum-maksimum) değerler lipoprotein (a) için 34 (2-174) mg/dl ve 38 (2-203) mg/dl (p=0.038), homosistein için 12.3 (5-56.6) µmol/L ve 9 (1.4-19) µmol/L (p=0.012) idi. Lojistik regresyon analizinde sigara ve homosistein ciddi KAH olan genç hastalarda sırasıyla 3.7 (%95 CI=1.572-8.763; p=0.002) ve 1.2 (%95 CI=1.045-1.341; p=0.008) odds oranıyla bağımsız belirteçlerdi. Ciddi KAH’nı belirlemede homosistein için kesim değeri %53 duyarlılık ve %77 özgüllükle 11.6 µmol/L bulundu (AUC=0.637; %95 CI=0.542-0.725; p=0.008). Grup A’daki grup içi analizde sadece homosistein SAK veya proksimal veya orta SÖİ koroner arter lezyon varlığının bağımsız belirteciydi ve odds oranı 1.2 (%95 CI=1.011-1.465; p=0.016) idi. ROC eğrisi analizinde SAK veya proksimal veya orta SÖİ arter lezyonları için homosistein’in kesim değeri %65 duyarlılık ve %91 özgüllükle 12 µmol/L (AUC=0.735; %95 CI=0.594-0.850; p=0.002) idi. Sonuç: Çalışmamızda ciddi KAH olan gençlerde risk profilinin farklı olduğunu ve bunlarda sigara kullanım sıklığıyla lipoprotein (a) seviyesinin yüksek olduğunu saptadık. Sigara ve homosistein genç bireylerde ciddi KAH’nı belirlemede kullanılabilirken sadece homosistein SAK ve proksinal veya orta SÖİ koroner lezyon dağılımını belirlemede kullanılabilir.