Journals / Anadolu Kardiyoloji Dergisi / 2009 / Cilt: 9 - Sayı: 1

Doğu Anadolu Bölgesi Van ilinde ilköğretim çağı çocuklarında konjenital kalp hastalığı ve masum üfürüm oranı

The ratio of congenital heart disease and innocent murmur in children in Van city, the Eastern Turkey

Pages
29–34
DOI
—

Abstract

Objective: We tried to determine the prevalence of and expose the significance of clinical evaluation of innocent and pathological murmurs due to underlying disorders and to determine the indication of echocardiographic examination in innocent murmurs’ evaluation and the frequency of congenital heart diseases (CHD) in childhood. Methods: This study was performed on 6035 children between 6-15 ages (3306 boys and 2729 girls) who attended six different elementary schools reflecting various economic groups in Van city in the Eastern of Turkey, which is a developing country. Results: We detected murmurs of different intensities in 243 patients (4%). The results showed that 209 children’s (3.5%) murmurs were accepted as innocent. The regurgitation was detected in single or two valves in 27% (56 cases) of cases with innocent murmurs. Additionally no valve insufficiency or regurgitation was determined in children who had innocent murmurs except these 56 cases. Of patients who had murmurs, 27 children (0.4%) had congenital heart disease and 7 (0.1%) had rheumatic heart disease. In patients who had CHD, mitral valve prolapsus andtricuspid valve prolapsus were found in 48% and 37% of the cases, respectively.Conclusion: Congenital heart disease was found in similar frequency with the literature. Innocent murmurs were found lower than in the literature, but higher than in other studies done in our country. Our study showed that, especially valve prolapsus, other CHD and less frequently rheumatic carditis can be seen in children who look like otherwise healthy. We emphasize that all children especially attending primaryeducation, should be examined by a cardiologist even they have no complaints.

Özet

Amaç: Bu kitle taramasında amacımız çocukluk çağında masum ve patolojik üfürüm prevalansını tespit etmek, ayrıca masum veya patolojik üfürümlerde klinik değerlendirmenin önemini ortaya koyup sık olarak karşımıza çıkan masum üfürümlerin değerlendirilmesinde ekokardiyografi endikasyonlarının sınırlarının belirlenmesine katkıda bulunmak ve konjenital kalp hastalığı sıklığını belirlemektir. Yöntemler: Bu çalışmada, gelişmekte olan Doğu Anadolu Bölgesi Van il merkezinde sosyo ekonomik düzeyi farklı 6 ilköğretim okulunda yaşları 6-15 arasında 3306’sı erkek, 2729’u kız, toplam 6035 öğrenci kalp üfürümleri yönünden incelendi.Bulgular: Çalışmamızda, 243 (%4) öğrencide kalpte değişik şiddetlerde üfürüm duyuldu. İki yüz dokuz öğrencide (%3.5) duyulan üfürüm masum olarak kabul edildi. Masum üfürümlerin %78’i triküspid odakta, %22’si pulmoner odakta duyuldu. Masum üfürümler şiddetine göre değerlendirildiğinde %62 öğrencide I/VI, %37 öğrencide II/VI, %1 öğrencide III/VI şiddetinde idi. Anemiye bağlı üfürüm duyulmadı. Masum üfürüm olarak değerlendirilen olguların %27’sinde tek triküspid veya pulmoner yetersizliği ve/veya iki kapak yetersizliği saptandı. Masum üfürüm duyulan diğer olgularda herhangi bir kapak yetersizliği saptanmadı. Yirmi yedi öğrencide (%0.4) konjenital kalp hastalığı, 7 öğrencide (%0.1) romatizmal kalp hastalığı saptandı. Konjenital kalp defekti saptanan olguların 16 tanesinde (%59’inde) tek defekt, 11’inde (%41’inde) iki defekt bulundu. Konjenital kalp defekti saptanan hastaların %48’inde mitral kapak prolapsusu, %37’sinde triküspid kapak prolapsusu mevcuttu.Sonuç: Çalışmamızda konjenital kalp hastalığı sıklığı literatürle uyumlu, masum üfürümlerin sıklığı literatüre göre daha düşük iken, yurdumuzda yapılan çalışmalara göre daha yüksek olarak bulunmuştur. Çalışmamız özellikle kapak prolapsusları olmak üzere diğer konjenital kalp defektleri ve daha az olarak da romatizmal karditlerin sağlıklı gibi görünen hiçbir problemi olmayan çocuklarda görülebileceğini göstermiştir. İlköğretim çağındaki tüm çocukların herhangi bir problemi olmasa dahi bir kardiyolog tarafından değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktayız.