Journals / Anadolu Kardiyoloji Dergisi / 2010 / Cilt: 10 - Sayı: 6

Value of interatrial conduction time and P wave dispersion in the prediction of atrial fibrillation following coronary bypass surgery

Koroner baypas cerrahisi sonrası atriyal fibrilasyonu öngörmede interatriyal ileti süresi ve P dalga dispersiyonunun değeri

Pages
495–501
DOI
—

Abstract

Objective: This prospective observational study investigated predictive power of interatrial conduction time (IACT) and P wave dispersion (PWD), in addition to other atrial fibrillation (AF) predictors, in patients undergoing coronary artery bypass surgery (CABG). Methods: Eighty-one patients undergoing CABG were enrolled. Before surgery, IACT and PWD were measured. Time interval from electrocardiographic P wave to echocardiographic transmitral a wave was defined as IACT. Rhythm monitorization was used for AF detection. Continuous and categorical data were compared with independent samples t test and Chi-square statistics. Multiple logistic regression analysis was used to identify independent AF predictors. Results: During a follow-up period of 6.4±2.1 days, AF developed in 14 patients (17%). There were no significant differences between patients with or without AF according to age, gender, number of bypass grafts, cross-clamp duration, systolic function, and left atrial diameter. Significantly increased PWD and IACT were found in AF group (PWD: 37±9 ms vs 24±8 ms, p=0.005 and IACT: 129±11 ms vs 117±11 ms, p=0.01) as compared to group without AF. Increased PWD (OR 1.17; 95% CI 1.04–1.31; p=0.02), absence of beta-blocker treatment (OR 8.88; 95% CI 1.62–48.45; p=0.01), diabetes (DM) and hypertension (HT) combination (OR 1.45; 95% CI 1.15-4.22; p=0.01) were independent AF predictors. However, IACT predictive power had borderline significance (OR 1.03; 95% CI 0.95-1.12; p=0.06).Conclusion: Increased PWD, absence of beta-blocker therapy, HT-DM combination were independent AF predictors following CABG. There was significant difference between groups according to IACT, however predictive value of IACT was nonsignificant. Other studies are needed to establish predictive power of IACT.

Özet

Amaç: Bu prospektif gözlemsel çalışmada, koroner arter baypas cerrahisi (KABC) sonrası aralarında P dalga dispersiyonunun da (PDD) bulunduğu atriyal fibrilasyonun (AF) bilinen öngörücülerine ilave olarak interatriyal ileti süresinin (İAİS) AF’ i öngörücü gücü araştırılmıştır. Yöntemler: Çalışmaya KABC gereken 81 olgu alındı. Cerrahi öncesi İAİS ve PDD ölçüldü. İnter-atriyal ileti süresi elektrokardiyografik P dalgasının başlangıcından ekokardiyografik transmitral A dalgasına kadar olan zaman olarak tanımlandı. Olgular AF tespiti için EKG monitorizasyonu ile izlendi. Grupların karşılaştırılmasında sürekli ve kategorik değişkenler için bağımsız örneklem t testi ve Ki-kare testi kullanıldı. Çoklu doğrusal regresyon analizi ile AF gelişiminin bağımsız öngörücüleri araştırıldı. Bulgular: Ortalama 6.4±2.1 günlük takipte 14 olguda (%17) AF gelişti. AF gelişen ve gelişmeyen gruplar arasında yaş, cinsiyet, baypas greft sayısı, kros-klemp süresi, sistolik fonksiyon, sol atriyum çapı bakımından fark yoktu. P dalga dispersiyonu ve İAİS, AF grubunda, AF gelişmeyen gruba göre anlamlı derecede fazlaydı (iki grupta sırası ile PDD: 37±9 ms, 24±8 ms, p=0.005 ve İAİS: 129±11 ms, 117±11 ms, p=0.01). Artmış PDD (OR 1.17; %95 GA 1.04-1.31; p=0.02), beta-bloker kullanmama (OR 8.88; %95 GA 1.62-48.45; p=0.01) ve hipertansiyon (HT) ile diyabet (DM) birlikteliğinin (OR 1.45; %95 GA 1.15-4.22; p=0.01) AF gelişiminin bağımsız öngörücüsü olduğu görüldü. Ancak İAİS’ nin AF için bağımsız öngörücü olmadığı ve bu yönden sınırda bir anlamlılığa sahip olduğu görüldü (OR 1.03; %95 GA 0.95-1.12; p=0.06). Sonuç: Postoperatif AF’ yi öngörmede önemli parametreler; beta-bloker kullanmama, HT ve DM birlikteliği ve artmış PDD olarak saptanmıştır. Gruplar arasında İAİS bakımından anlamlı farka rağmen prediktif değer anlamlı bulunmamıştır. Bu parametrenin öngördürücü değerleri için başka çalışmalara ihtiyaç vardır.