Journals / Anadolu Kardiyoloji Dergisi / 2013 / Cilt: 13 - Sayı: 5

Perkütan koroner girişimden sonra üçlü antitrombotik tedavi (aspirin, clopidogrel ve oral antikoagülan): Kişiye özel yaklaşım gereksinimi

Triple therapy (aspirin, clopidogrel and oral anticoagulant) after percutaneous coronary intervention: another call for personalized medicine

Pages
486–494
DOI
—

Abstract

Studies indicate that 5-7% patients undergoing percutaneous coronary intervention (PCI) have an indication for anticoagulation therapy. Most commonly atrial fibrillation (AF) is the indication. These subjects require triple therapy with aspirin, clopidogrel, and an oral antico- agulant (OAC). Several questions, concerns and challenges exist regarding the duration, benefit, risks and alternatives related to triple therapy. These questions constitute a moving target with recently approved antiplatelet and anticoagulant agents. This brief review will summarize the current literature regarding triple therapy, potential solutions that can mitigate the formidable risk of bleeding. Arising from that discussion, a logical consensus can be developed that should be applicable to studies with novel agents that interfere with homeosta- sis. The ultimate goal is to enhance cardiovascular outcome and decrease thrombotic and bleeding complications.

Özet

Perkütan koroner girişim (PKG) yapılan hastaların %5-7sinin bir antikoagülan tedavi indikasyonu bulunmaktadır. Atriyal Fibrilasyon (AF) tanılı hastalarda PKG ihtiyacı en yaygın indikasyonu oluşturmaktadır. Bu olgularda, aspirin, klopidogrel ve bir oral antikoagülan (OAK) ile üçlü tedaviye ihtiyaç duyulmaktadır. Üçlü tedavinin süresi, yararları, riskleri ve alternatifleri bakımından birçok soru, kaygı ve zorluklar bulunmaktadır. Bu sorular, yeni onaylanan antiplatelet ve antikoagülan ajanlarla beraber yenilenen yaklaşımlar oluşturmaktadır. Bu kısa derleme üçlü tedaviyi ve korkulan kanama riskini azaltacak potansiyel çözümleri içeren güncel literatürü özetleyecektir. Bu tartışmadan yola çıkılarak, antikoagülanlar ve platelet inhibitörleri dahil hemostazı etkileyen yeni ajanlarla yapılan çalışmalardan bahsedilecektir. Amaç uygu- lanabilir olacak mantıklı bir görüş birliği oluşturmaktadır. Esas hedef tromboza bağlı kardiyovasküler olayları önlerken oluşabilecek kanama komplikasyonlarını azaltmaktır.