Journals / Anadolu Kardiyoloji Dergisi / 2013 / Cilt: 13 - Sayı: 2

Serum ürik asit düzeyi koroner arter kalsiyum varlığının bağımsız bir belirleyicisidir: Bir gözlemsel vaka kontrollü çalışma

Serum uric acid level is an independent risk factor for presence of calcium in coronary arteries: An observational case-controlled study

Pages
139–145
DOI
—

Abstract

Objective: A link between uric acid levels and cardiovascular diseases has been previously reported. Coronary artery calcium score (CACS) is a marker of atherosclerotic disease and a predictor of cardiovascular events. We sought to determine if serum uric acid level is an independent risk factor for the presence of calcium in coronary arteries. Methods: Four hundred and forty-two patients who were evaluated in the cardiology outpatient clinic for suspected coronary heart disease with a low-moderate risk for coronary artery disease were included in this observational case-controlled study. Serum uric acid levels were measured with colorimetric methods. CACS were performed using a 64-slice CT scanner. Patients were divided to 3 groups according to their CACS value (Group 1: CACS=0, Group 2: CACS 1-100, Group 3: CACS>100). Results: The demographical characteristics and laboratory findings of 3 groups were similar, except age, fasting glucose levels and serum uric acid levels. Serum uric acid levels were found to increase significantly with increasing CACS (p=0.001). Patients were grouped according to presence CAC (CACS=0 and CACS≥1) and in the multiple regression analysis, age (OR, 1.11, 95% CI, 1.07-1.16), smoking (OR, 3.83, 95% CI, 2.06-7.09), serum uric acid levels (OR, 1.26, 95% CI, 1.04-1.54) and average 10-year total risk of Framingham risk score (OR, 1.13, 95% CI, 1.04-1.09) appeared as inde- pendent factors predictive of presence of CAC (p

Özet

Amaç: Serum ürik asit düzeyinin kardiyovasküler hastalıklarla ilişkisi farklı klinik durumlarda gösterilmiştir. Koroner arter kalsiyum skoru (KAKS) ateroskleroz belirteçlerinden biri olup kardiyovasküler olay gelişiminin bir belirleyicisidir. Biz serum ürik asit düzeyinin koroner arter kalsiyum varlı- ğının bağımsız bir belirleyicisi olup olmadığını değerlendirmeyi amaçladık. Yöntemler: Kardiyoloji polikliniğinde koroner arter hastalığı şüphesi ile değerlendirilen ve koroner arter hastalığı gelişimi için düşük-orta risk taşıyan 442 hasta bu gözlemsel vaka kontrol çalışmasına alındı. Serum ürik asit düzeyi kolorimetrik yöntemle ölçüldü. KAKS 64 kesit bilgisayarlı tomografi ile hesaplandı. Hastalar KAKS değerlerine göre 3 gruba ayrıldı (Grup 1: KAKS=0, Grup 2: KAKS 1-100, Grup 3: KAKS>100). Bulgular: Demografik ve laboratuvar özellikleri 3 grup arasında yaş, açlık kan şekeri ve serum ürik asit düzeyi dışında benzerdi. Serum ürik asit düzeyi KAKS seviyesi ile uyumlu ve anlamlı olarak artmış olarak bulundu (p=0.001). Hastalar KAK varlığına göre gruplandığında (KAKS=0 ve KAKS≥1) çoklu değişken analizinde yaş (OR, 1.11, %95 CI, 1.07-1.16), sigara (OR, 3.83, %95 CI, 2.06-7.09), serum ürik asit düzeyi (OR, 1.26, %95 CI, 1.04-1.54) ve 10 yıllık toplam koroner arter hastalığı gelişme riski (OR, 1.13, %95 CI, 1.04-1.09) KAK varlığının bağımsız belirleyicisi olarak bulundu (p