Dergiler / Bilimname / 2020 / Cilt: 2020 - Sayı: 41
Şihâbuddîn el-Mercânî ve Şafağın Kaybolmadığı Bölgelerde Yatsı Namazının Hükmü ile ilgili Nazariyesinin Değerlendirilmesi
- Dergi
- Bilimname
- Sayfa
- 97–129
- DOI
- —
Özet
Makale konusu, “Şihâbuddîn el-Mercânî ve Şafağın Kaybolmadığı Bölgelerde Yatsı Namazının Hükmü ile İlgili Nazariyesinin Değerlendirilmesi” olarak belirlenmiştir. Çalışma, klasik fıkıhta belirli bir döneme kadar tartışılmamış bir meselesinin on dokuzuncu asırda yaşamış bir müctehid alim tarafından nasıl çözümlendiğini ortaya koymaktadır. Hayatının tamamını ilim yolunda geçiren Şihâbuddîn el-Mercânî (ö. 1889) bu konuda bir eser ortaya koyarak kanaatimizce İslam dünyasında fıkıh alanında önemli bir hizmet gerçekleştirmiştir. “Nâzûretu’l-Hakk fî Fardıyyeti’l-‘Işâ ve in lem Yeğibi’ş-Şafak” adını verdiği bu eser tespit edebildiğimiz kadarıyla meseleye ilişkin müstakil olarak kaleme alınmış ilk telif olup Mercânî’den önce bu meseleyi bağımsız olarak ele alıp tartışan benzer bir eser mevcut değildir. Diğer taraftan bu eser, kanaatimizce, bu meselenin tüm yönleriyle ele alındığı en kapsamlı çalışma olma özelliğini hala sürdürmektedir. Mercânî bu eserinde İslam dininin en temel ibadeti olan namaz ile ilgili birtakım hükümler ortaya koymaktadır. Bu eser, bazı Kuzey ülkelerinde gecenin kısa olması nedeniyle şafağın kaybolmamasından ötürü yatsı namazının kılınıp kılınmaması ile ilgili konu hakkındadır. Mercânî, eserinde, naklî ve aklî delilleri getirerek bu konudaki görüşlerini ortaya koymaya çalışmaktadır. Tataristan gibi Kuzey ülkelerinde şafağın kaybolmadığı durumlarda yatsı namazının farz oluşunu inkar edenlere karşı âdeta ilmî bir savaş açarak onların bu görüşlerinin temelsizliğini ortaya koymaya çalışmıştır. Mercânî’nin kendi görüşünü savunurken bu konuda bilgi içeren Hanefî eserlerin çoğunu taradığı anlaşılmaktadır. Nitekim bu eserde Hanefî kaynaklarının büyük bir kısmı ele alınıp Hanefî alimlerinin en önemli isimleri zikredilmiştir. Ayrıca Mercânî, kendisi bu konuda belirli bir döneme kadar bilgi olmadığını, konuyla ilgili ilk tartışmaların çok sonraları ortaya çıktığını söylemektedir. Mercânî sadece furû açısından değil, fıkıh usûlü açısından da kendi görüşünü savunmaya gayret etmektedir. Bunlarla birlikte Mercânî’nin, görüşünü temellendirmek için, tefsir, hadis, tarih alanına ilişkin eserleri de araştırma sahasına dahil ettiği anlaşılmaktadır.
Abstract
Since the early period, many works have been dealt with on the subject of praying, which is considered to be one of the basic worships of Islam, and countless judgments have been made on this issue. In this context, especially in the regions where the dawn is not lost, there is no information about the ‘ishaa prayer in the classical sources of the early period. As a matter of fact, this issue did not constitute a current place in the reality of that period. In later periods, with the spread of Islam, some provisions began to emerge on this subject. For it is unthinkable that an important issue such as prayer worship remains unanswered, the issue of dawn had started to be updated due to geographical reasons.