Journals / All Azimuth: A Journal of Foreign Policy and Peace / 2017 / Cilt: 6 - Sayı: 2

Barışçıl Küresel Değişim ve Yükselen Güçlerin Uyumlandırılması: Akademik Bir Bakış

Global Peaceful Change and Accommodation of Rising Powers:A Scholarly Perspective*

Pages
85–104
DOI
—

Abstract

Can the accommodation of rising powers in the international system be accomplished peacefully? Prof. Paul, in his recent publication, argued that if the established and status quo powers hold grand strategies which allow for peaceful accommodation, this is feasible. He clarifies the differences between accommodation and appeasement and the value of soft balancing, relying on institutions, economic diplomacy, and limited ententes as mechanisms for restraining the aggressive behavior of major powers. Variations in current US policies toward Russia and China are discussed. Non-accommodation of major powers as well as minor powers has major internal and external consequences. He concludes by arguing that contemporary rising powers, such as China and India, have much greater prospects of rising peacefully than previous era great powers, partially due to the opportunities offered by the globalization process. However, these states must initiate economic and developmental programs for other states, without neocolonial overtones, in order to increase global development and their own status. The discipline of IR has a special duty to encourage students and policy makers to develop strategies of peaceful transformation, rather than war, as the main mechanism of change.

Özet

Tartışmanın ana odağı, yükselen güçlerin uluslararası sisteme uyumlandırılması ve bunun barışçıl yollarla gerçekleşip gerçekleşemeyeceğidir. Prof. Paul, aynı konudaki son çalışmasında, yerleşik ve statüko yanlısı güçlerin barışçıl bir uyumlandırmaya meydan verecek bir temel strateji benimsemeleri halinde bunun mümkün olduğunu savunmaktadır. Uyumlandırma ve yatıştırma politikaları arasındaki farka değinirken, büyük güçlerin saldırgan davranışlarını kısıtlayıcı mekanizmalar olan kurumlara, iktisadi diplomasiye, ve sınırlı sözleşmelere dayanan yumuşak dengelemenin önemini vurgulamaktadır. ABD'nin Rusya ve Çin'e yönelik politikalarındaki değişmeler tartışılmaktadır. Büyük güçlerin ve küçük güçlerin uyumlandırılmamaları, hem içerde hem dışarda önemli sonuçlar doğurur. Makale, Çin ve Hindistan gibi çağdaş yükselen güçlerin, kısmen küreselleşme sürecinin sunduğu fırsatlar nedeniyle, barışçıl bir şekilde yükselme ihtimallerinin önceki dönemin büyük güçlerinden daha fazla olduğunu savunmaktadır. Bununla birlikte, bu devletler hem küresel kalkınmayı hem kendi statülerini neo-sömürgecilikten uzak bir biçimde geliştirmek için diğer devletlere yönelik iktisadi ve kalkınma programları başlatmalıdırlar. Uluslararası İlişkiler disiplini de temel değişim mekanizması olarak savaş yerine barışçıl dönüşüm stratejileri geliştirmek yönünde öğrencileri ve politika yapıcıları teşvik etmekle yükümlüdür.