Journals / All Azimuth: A Journal of Foreign Policy and Peace / 2017 / Cilt: 6 - Sayı: 2
Hegemonik Uluslararası İlişkiler Teorisini Aşmak: Hiçlik, Re-Worlding ve İlişkiler Dengesi
- Pages
- 19–42
- DOI
- —
Abstract
The manuscript compares the World History Standpoint promoted by the Kyoto School of Philosophy with two other competitors - post-Western reworlding and the Chinese balance of relationships - in their shared campaign for alternative international relations theory. The World History Standpoint explains how nations influenced by major power politics judge their conditions and rely on combining existing cultural resources to make sense of their place in world politics. It predicts that international systemic stability cannot be maintained over a set of congruent identities because history's longevity allows for previous politically incorrect identities to return in due time with proper clues. It specifically predicts that nations caught between different identities will experience cycles in their international relations; nations with an expansive scope of international relations or declining from the hegemonic status will adopt balance of relationships; and less influential nations will practically reinterpret hegemonic order to meet their otherwise inexpressible motivations. Accordingly, Japan will be focused upon as an exemplary case for World History Standpoint; Taiwan for re-worlding; and China for balance of relationships. The paper touches upon theoretical implications of their conflicts.
Özet
Sadık bey günaydın, ABC sisteme giriş yapamıyorum Bu makale, Kyoto Felsefe Okulu tarafından ortaya atılan Dünya Tarihi Yaklaşımı ile iki rakibini - Batı-sonrası Re-Worlding ve Çinli ilişkiler dengesini- alternatif bir uluslararası ilişkiler teorisi oluşturma çabaları yönünden karşılaştırmaktadır. Dünya Tarihi Yaklaşımı, büyük güç siyasetinden etkilenen ulusların içinde bulundukları koşulları nasıl değerlendirdiklerini ve dünya siyasetindeki yerlerini anlamlandırmak için mevcut kültür kaynaklarının biraraya getirilmesine nasıl bel bağladıklarını açıklar. Bu görüş, uluslararası sistemin istikrarının bir dizi birbirine uyumlu kimlik yoluyla korunamayacağı tahmininde bulunur, çünkü tarih daha önceki "siyaseten hatalı" kimliklerin belli bir süre sonunda tüm gereklilikleriyle beraber geri dönmesine izin verecek kadar uzundur. Bu yaklaşım özellikle, farklı kimlikler arasında kalan ulusların uluslararası ilişkilerde farklı döngüler yaşayacaklarını; genişleyen uluslararası ilişkilere sahip ulusların ya da hegemonya statüsünden düşmekte olanların ilişkiler dengesini benimseyeceklerini; daha az nüfuzlu ulusların ise aksi halde ifade edemedikleri motivasyonlarını karşılamak için hegemonya düzenini pratik olarak yeniden yorumlayacaklarını öngörür. Bu anlamda, birer vaka çalışması olarak Dünya Tarihi Yaklaşımı için Japonya; re-worlding için Tayvan ve ilişkiler dengesi için de Çin ele alınacaktır. Makalede bu ülkeler arasındaki çatışmaların kuramsal sonuçlarına değinilmektedir.