Journals / Akdeniz Tıp Dergisi / 2022 / Cilt: 8 - Sayı: 3

Tumor Markers in Determining Operability and Unresectability of Gastric Cancer

Mide Kanserinin Operabilite ve Anrezektabilitesini Belirlemede Tümör Belirteçleri

Pages
276–280
DOI
—

Abstract

Objective: Gastric cancer is most commonly seen in patients over 50 years old and its prognosis is poor. Surgical treatments are leading treatment methods of gastric cancers. These tumors are classified as operable, resectable, inopera- ble and nonresectable regarding their surgical evaluation. Tumor markers play a role, particularly for prognosis and follow-ups. In some instances, it is only understood that patients were actually inoperable or nonresectable during surgeries. Material and Methods: A retrospective investigation was performed of 80 patients who were clinically diagnosed with operable gastric cancer and underwent surgery in our clinic. Patients’ birth dates, genders and past medical histories of neoadjuvant therapy were recorded. Localizations of tumors inside stomach were determined endoscopically and radiologically. Localizations were classified into three categories: proximal, middle and distal. Results: There were 80 patients who were included in the study and they were reviewed retrospectively. 20 of them were females and remaining 60 patients were males. Mean value of patients ages were determined as 61,21 (± 12,37). 28 of the patients were treated surgically following a neoadjuvant therapy and other 52 patients did not receive a neoadjuvant therapy prior to surgeries. Conclusion: There was no significant relationship between CEA and CA19-9 levels and the appropriate treatment options, opera- bility or unresectability of gastric cancer patients. This may be due to the retrospective nature of our study and the low number of patients included. In addition, CA19-9 levels may be more valuable for this purpose in a study with a higher patient population.

Özet

Giriş/Amaç: Mide kanseri en sık 50 yaşın üzerindeki hastalarda görülür ve prognozu kötüdür. Cerrahi tedaviler mide kanserinin önde gelen tedavi yöntemleridir. Bu tümörler cerrahi değerlendirmelerine göre operabl, rezektabl, inoperabl ve anrezektabl olarak sınıflandırılır. Tümör belirteçleri özellikle prognoz ve takiplerde rol oynar. Gereç ve Yöntemler: Kliniğimizde klinik olarak operabl mide kanseri tanısı alan ve ameliyat edilen 80 hastanın retrospektif incelemesi yapıldı. Hastaların doğum tarihleri, cinsiyetleri ve neoadjuvan tedavi bilgileri kaydedildi. Tümörlerin mide içerisindeki lokalizasyonu endoskopik ve radyolojik olarak belirlendi. Lokalizasyonlar üç kategoriye ayrıldı: Proksimal, orta ve distal. Bulgular: Çalışmaya 80 hasta alındı ve bunlar geriye dönük olarak incelendi. Bunların 20’si kadın, kalan 60’ı erkekti. Hastaların yaş ortalaması 61,21 (± 12,37) olarak belirlendi. Hastaların 28'i neoadjuvan bir tedavinin ardından cerrahi olarak tedavi edildi ve diğer 52 hastaya ameliyatlardan önce neoadjuvan tedavi uygulanmadı. Sonuç: CEA ve CA19-9 düzeyleri ile mide kanseri hastalarının uygun tedavi seçeneği, operabilite veya anrezektabilite durumları arasında anlamlı bir ilişki saptanmadı. Çalışmamızın retrospektif ve az sayıda hastada yapılmış olması ile ilgili olabileceği düşünüldü. Ayrıca daha yüksek hasta popülasyonuyla yapılacak bir çalışmada CA19-9 seviyeleri bu amaç için daha değerli olabilir.