Journals / Akdeniz İnsani Bilimler Dergisi / 2016 / Cilt: 6 - Sayı: 2

On The Nature of Boredom

Can Sıkıntısının Doğası

Pages
209–220
DOI
—

Abstract

Boredom is very common experience and has to date been accompanied by numerous negativepsychological, social, academic, occupational and interpersonal problems. Boredom which is a highlycomplex and multidimensional concept has been conceptualized differently within different paradigmsthroughout the ages. However, in modern psychology literature, some theorists define it as the oppositefeeling to interest and an aversive negative feeling derived from low arousal or from monotonoussituational factors (Mikulas &Vodanovich 1993); while some theorists define it as a personality trait or adisposition- proneness to boredom- which refers to the fact that some individuals tend to experiencegreater boredom than others (Farmer & Sundberg 1986; Vodanovich, Verner, & Gilbride 1991). There arealso cognitive, behavioral and psychophysiological components of boredom and recently some individualor personality factors have been found to be associated with boredom. Boredom could also influence thequality of rapport in the psychotherapeutic process and could lead to early termination if it has not beenseriously treated. The aim of this paper is to provide a general review of the components and correlates ofboredom on the basis of recent studies.

Özet

Can sıkıntısı oldukça yaygın bir deneyimdir ve şimdiye kadar pek çok psikolojik, sosyal, akademik, çalışma hayatı ve kişilerarası problemlerle ilişkilendirilmektedir. Can sıkıntısı, oldukça karmaşık ve çok boyutlu bir kavram olup tarih boyunca, farklı paradigmalarda farklı türde kavramsallaştırılmıştır. Ancak modern psikoloji literatüründe, bazı kuramcılar, can sıkıntısını, ilgi duymanın tersi ve düşük uyarılma ya da monoton durumların sonucu olarak hissedilen olumsuz bir duygulanım olarak tanımlarken (Mikulas & Vodanovich 1993), bazı kuramcılar bir tür kişilik ya da bireysel bir özellik/treyt ya da dizpozisyon olarak tariflemektedir (Farmer & Sundberg 1986; Vodanovich et al.1991). Aynı zamanda, bilişsel, davranışsal ve psikofizyolojik bileşenler ile son zamanlarda bazı kişilik özellikleri, can sıkıntısı ile ilişkili bulunmuştur. Can sıkıntısı, psikoterapötik süreç içerisinde ilişkinin kalitesini etkileyebilir ve uygun ele alınmazsa erken bırakılmalara yol açabilir. Bu çalışmadaki amaç, yakın zamanlardaki çalışmaları da göz önünde bulundurarak, can sıkıntısının bileşenleri ve ilgili değişkenleri gözden geçirmektir.