Journals / Akdeniz İnsani Bilimler Dergisi / 2018 / Cilt: 8 - Sayı: 2
A Post-Colonial Reading of ‘Qasr-i Abu Nasr’
- Pages
- 451–461
- DOI
- —
Abstract
The Story of “Qasr-i Abu Nasr” (1941), one of the perfect achievements of Hedayat deals witha group of foreign archeologists excavating in Iran. Hedayat deploys archaeological excavation as ametaphor for plundering Iran. To do so he uses an Iranian woman to symbolize Iran. Equally likely, hechooses a real historical site as the setting of his story. Our hypothesis is that Hedayat is against thepresence of foreigners in Iran and writes to condemn it. This is evident from stylistic specifics like thetone, setting, irony, and suspense of the story.
Özet
Hedayat’ın mükemmel başarılarından biri olan “Qasr-i Abu Nasr”ın (1941) öyküsü, İran’ı kazıyan bir grup Amerikalı arkeologla ilgilidir. Hedayat, İran’ı yağmalamak için bir metafor olarak arkeolojik kazı kullanıyor. Bunu yapmak için İran’ın sembolü olan İranlı bir kadın kullanır. Aynı şekilde, muhtemelen, hikayesinin yerleşimi olarak gerçek bir tarihi alanı seçer. Hipotezimiz, Hedayat’ın İran’daki Amerika- lıların varlığına karşı olduğu ve bunu kınamak için yazdığıdır. Bu, hikâyenin tonu, ayarı, ironisi ve sarsıl- ması gibi üslup özelliklerinden açıkça görülmektedir.