Journals / Akdeniz İnsani Bilimler Dergisi / 2020 / Cilt: 10 - Sayı: 0

Experience-Oriented Design in Re-Functioned Monumental Spaces: The Example of Kaleiçi Antalya and Balbey

Yeniden İşlevlendirilmiş Anıtsal Yapılarda Deneyim Odaklı Tasarım: Antalya Kaleiçi ve Balbey Örneği

Pages
195–210
DOI
—

Abstract

It is designed in the original texture of historical sites that are a part of cultural heritage, it is necessary for the survival of the buildings and their transfer to future generations. Structure with refunctioning, which is considered a component of protection. Architectural spaces, which have been refunctioned by sticking to their original plans and historical texture, are also present in the country's economy due to places in traditional tourism. Traditional tourism structuring, tourists visiting, seeing, learning, entertainment etc. It enables them to perceive life in different ways with actions. This effective experience in historical space causes an interaction between the user and the space. The aim of this study is to investigate the experience based on the senses in the re-functional historical spaces according to the perceptions of physical space and spatial identity. It will be tried to be determined with empirical approach. The first view of the study is to examine the descriptive scanning model. See this section for the determination of physical location experience. On the second page, the users were asked to explain the experiences for their detection. As a result, it has come to the conclusion why experience-oriented design in historical places is effective in the transfer of social and focused heritage and spatial identity.

Özet

Kültürel mirasın bir parçası olan tarihi mekânların orijinal dokusu içinde korunması, yapıların yaşatılmasıve gelecek nesillere aktarılması için gereklidir. Korumanın bir bileşeni olarak kabul edilen yeniden işlevlendirme ile yapının sosyal ve kültürel özelliklerinin muhafazası sağlanır. Orijinal planlarına ve tarihi dokusunasadık kalınarak yeniden işlevlendirilen mimari mekânlar, geleneksel turizmdeki yerleri nedeniyle ülke ekonomisine de katkıda bulunurlar. Geleneksel turizm yapılanması, turistlerin ziyaret etme, görme, öğrenme, eğlenme vb. eylemlerle hayatı farklı şekillerde algılamalarını sağlamak amacıyla deneyim odaklı olarak kurgulanmaktadırlar. Tarihi mekânda paylaşılan bu deneyim, kullanıcı ve mekân arasında bir etkileşime neden olur.Bu çalışmanın amacı, yeniden işlevlendirilmiş tarihi mekânlarda duyulara dayalı olarak gerçekleşen deneyimin, fiziksel mekân ve mekânsal kimlik algılarına etkisini araştırmaktır. Bunun yanında deneyimin mekânsal hafızaya etki düzeyi de ampirik yaklaşımla tespit edilmeye çalışılacaktır. Çalışmanın ilk bölümündebetimsel tarama modeli kullanılmıştır. Bu bölüm, fiziksel mekân deneyiminin tespit edilmesi için seçilenörnek yapıların, geliştirilen kullanım sonrası değerlendirme anket aracı ile belirlenen örneklem dahilindekikullanıcılar tarafından değerlendirilmesiyle tamamlanmıştır. İkinci bölümde ise kullanıcılardan, mekânsalkimlik algısının tespiti için deneyimlerini anlatmaları istenmiştir. Sonuçta tarihi mekânlarda deneyim odaklıtasarımın sosyal ve kültürel mirasın aktarımı ve mekânsal kimlik bakımından etkili olduğu sonucunaulaşılmıştır.