Journals / Akdeniz İnsani Bilimler Dergisi / 2020 / Cilt: 10 - Sayı: 0

Being a Woman in American Society during the Cold War: Gender in the Journals of Sylvia Plath

Soğuk Savaş Döneminde Amerikan Toplumunda Kadın Olmak: Sylvia Plath’ın Günceleri’nde Toplumsal Cinsiyet

Pages
153–171
DOI
—

Abstract

Sylvia Plath was one of the prominent figures of the confessional literature of twentieth century. Her life and works (especially her novel titled The Bell Jar and Ariel poems) have been examined by many researchers from different disciplines. This study only focused upon her journals through document analysis, a form of qualitative research method and her questionings on gender were analyzed in the light of her journals. To do this, firstly, the ideal woman’s type of 1950’s American society was addressed, then, the gender questionings of Plath were examined in the shade of this ideal woman image. Analysis showed that Plath has a lot of criticism related topics such as conflicting love styles, taboos on virginity, second sex and jealousy of male life, the position of women in marriage, the choice of spouse and fears of being calling a feminist or a spinster, sexual politics, beauty and body image, conflicts between marriage and career, motherhood and childbearing, and traditional gender roles within the family in American society during the Cold War. In addition, it was found that the hierarchical and patriarchal structure of Plath’s family had a critical role in her viewpoint on gender.

Özet

Sylvia Plath, yirminci yüzyıl gizdökümcü edebiyatının önde gelen isimlerinden biridir. Yaşamı veyapıtları (özellikle Sırça Fanus adlı romanı ve Ariel şiirleri) farklı disiplinlerden pek çok araştırmacıtarafından incelenmiştir. Bu çalışmada bir nitel araştırma yöntemi olan doküman analizi aracılığıylaPlath’ın yapıtları arasında yalnızca güncelerine odaklanılmış ve bu güncelerdeki toplumsal cinsiyeteilişkin sorgulamalar çözümlenmiştir. Bu amaçla önce 1950’li yılların Amerikan toplumundaki ideal kadıntipi ele alınmış, ardından Plath’ın bu ideal kadın tipi gölgesinde yaptığı toplumsal cinsiyete ilişkinsorgulamalar irdelenmiştir. Yapılan incelemeler Soğuk Savaş dönemi Amerika’sında Plath’ın çatışan aşktarzları, bakirelik/el değmemişlik tabuları, ikinci cins olma ve erkek yaşamına öykünme, kadının evlilikiçindeki konumu, eş seçimi ve feminist ya da “kız kurusu” olarak anılma korkuları, cinsel politika,güzellik ve beden imgesi, evlilik ve kariyer çatışması, annelik ve çocuk sahibi olma ve aile içindetoplumsal cinsiyet rollerine dayalı iş bölümü konularında eleştirileri olduğunu ortaya koymuştur. AyrıcaPlath ailesinin hiyerarşik ve patriarkal yapısının yazarın toplumsal cinsiyete bakışı üzerinde kritik bir rolesahip olduğu tespit edilmiştir.