Dergiler / Akdeniz İletişim / 2021 / Cilt: 0 - Sayı: 36
Video Akış Platformları, Şiddet Ve Covid-19 Döneminde Sosyo-Kültürel Yozlaşma: SaygıDizisi Örneği
- Dergi
- Akdeniz İletişim
- Sayfa
- 128–142
- DOI
- —
Özet
Kültür toplumların nüvesini oluşturan değerler, normlar, tutumlar ve davranışlar dizgesi olması bakımından en önemli servet olarak korunmaya muhtaçtır. Kültürü aktarmak ve korumak için gösterilen hassasiyet, Türk toplumunun binlerce yıl benzer kültürel kodları muhafaza etmesini bu bağlamda bir kimlik edinmesini sağlamıştır. Kültür doğası gereği aile, çevre ve eğitim kurumları tarafından aktarılıp, öğretilmekte ve yaşamın doğal akışı içerisinde kişilerin zihninde pekişmektedir. Ancak içinde bulunulan Covid-19 pandemi döneminde kültür aktarımını sağlıklı gerçekleştirmek ve kültürel kimlik inşa edebilmek neredeyse imkânsız hale gelmiştir. İnsanların salgın hastalık sürecinde evde çokça zaman geçirmek zorunda kalmasıyla dijital video akış platformlarını kullanımın artması, beraberinde sosyal iletişim boşluğu meydana getirmiş, bu yeni yaşam tarzı ise kültür aktarımını belirsizleştirmiştir. Ortaya çıkan boşluk bir nevi video akış platformlarında binge-watching adı verilen seri video izleme davranışı ile doldurulmaktadır. Bu çalışmanın amacı medya tüketiminin güncel dinamiklerini ele almak, tüketicilerin karşı karşıya kalabileceği algı değişikliklerini incelemektir. Çalışmanın konusu ve örneklemi olarak video akış platformu içeriklerinden biri olan Saygı isimli Türk yapımı dizisi seçilmiş, dizide sunulan sosyo-kültürel kodlar ve şiddet olgusunun bir çeşit yozlaşma yaratma durumu metin inceleme yöntemi ile yapı sökümü uygulanarak tartışılmıştır. Araştırmanın sonucuna göre söz konusu dizinin sosyo-kültürel yozlaşmaya yol açabilecek, geleneksel Türk sosyo-kültürel yapısı ile çelişen durum ve ifadeleri kapsadığı tespit edilmiştir. Bu tür yeni medya içeriklerinin yeni nesillerin zihinlerinde zaman içerisinde farklı deneyimlerle oluşan kültür ve anlam inşası sürecinde olumsuz tutum ve algılar yaratabileceği, içerik sağlayıcılarının gayri ihtiyari neden olabileceği bu gibi tehditler konusunda sosyal sorumluluk bilincine sahip olmaları gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Abstract
Culture requires protection as the most important wealth in terms of being the system of values, norms, attitudes, and behaviors that form the core of societies. The sensitivity shown to protect the culture enabled the Turkish society to preserve similar cultural codes for thousands of years. Culture is transmitted by the family, environment, and educational institutions and is consolidated in the minds of people in the natural flow of life. However, during Covid-19 pandemic period, it has become almost impossible to transfer culture healthily and build cultural identity. The increase in digital video streaming platform use has created a social communication gap. This new lifestyle has made the transfer of culture uncertain. The resulting gap is filled with serial video watching behavior called binge-watching on video streaming platforms. This study aims to deal with the current dynamics of media consumption. As the subject and sample of the study, the Turkish-made series named Saygı was chosen, and the socio-cultural codes presented in the series and the situation of creating a kind of corruption of the phenomenon of violence were discussed by applying deconstruction with the text analysis. According to the results, the series include situations and expressions that may lead to socio-cultural corruption and conflict with the traditional Turkish socio-cultural structure. In conclusion, such new media contents can create negative attitudes and perceptions in the minds of new generations in the process of culture construction and the providers should display social responsibility about such threats that they may cause involuntarily.