Journals / Akademik Acil Tıp Dergisi / 2012 / Cilt: 11 - Sayı: 2

Uludağ üniversitesi tıp fakültesi araştırma hastanesi acil servisinde kan ve kan ürünleri transfüzyonu yapılan hastaların epidemiyolojik incelemesi

Uludag university medical faculty research hospital emergency service an epidemiological ınvestigation into blood and blood product transfusion

Pages
61–67
DOI
—

Abstract

Objective: This study was designed prospectively to investigate the demo- graphic data of patients (n=434) who received blood and blood products at the Uludag University Medical Faculty Research Hospital Emergency Service between June 2009 and December 2009. The indications for the blood prod- ucts used, the amount and the type of products used and the documentation of reactions were investigated and compared with data in the literature. Materials and Methods: 83.0% patients had normal vital parameters, 3.4% had hypotension, 2.1% had tachycardia, 1.1% had fever, 9.7% had hypo- tension and tachycardia and 0.7% had hypotension, tachycardia and fever. In terms of hemoglobin levels, 40.6% of patients had a level below 7 g/dL, 13.1% were between 7-8 g/dL, 26.7% were between 8-10 g/dL and 19.6% were above 10 g/dL. The patients who were transfused with an erythrocyte suspension were mostly the group who had a hemoglobin level below 7 g/ dL. Platelets were transfused mostly for thrombocytopenia in patients with a platelet count between 10-20 x 103/mm3. Results: Of all transfused patients, 3.9% had an acute complication related to transfusion. 1.2% of these were acute febrile non-hemolytic reactions (FNHR), 1.1% were heart failure, 0.9% were allergic reactions and 0.7% were both FNHR and allergic reactions. 76.5% of all transfused patients were discharged from the emergency department, 19.4% were hospitalized, 2.5% were sent to other hospitals and 1.6% died in the emergency department. Conclusion: In light of our findings, it can be seen that many transfusions are performed in the emergency department, transfusion protocols are not normally followed and most transfusions are performed to support the out- patient clinic. (JAEM 2012; 11: 61-7)

Özet

Amaç: Bu çalışma, 01.06. 2009-31.12. 2009 tarihleri arasında Uludağ Üniversi- tesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Acil Servisinde kan ve kan ürünü transfüzyonu yapılan hastaların (n=434) demografik özelliklerini, transfüzyon endikasyonlarını, kullanılan kan ürünü miktar ve cinsi ile gelişen reaksiyonları- nı dökümante etmek amacıyla prospektif olarak yapılmıştır. Gereç ve Yöntemler: Hastalar vital parametreleri değerlendirildiğinde, %83’ünde patoloji saptanmamış, %3.4’ünde hipotansiyon, %2.1’inde taşi- kardi %1.1’inde ateş, %9.7’sinde hipotansiyon + taşikardi ve %0.7’sinde ise hipotansiyon+ taşikardi + ateş olduğu görülmüştür. Transfüzyon yapılan has- talar hemoglobin miktarı açısından incelendiğinde %40.6’sının 7g/dL altında, %13.1’inin 7-8 g/dL arasında, %26.7’sinin 8-10 g/dL arasında ve %19.6’sının 10 g/dL üstünde olduğu belirlenmiştir. Eritrosit süspansiyonu en çok hemog- lobin değerleri 7 g/dL altında olan hastalara, trombosit süspansiyonu ise en çok trombosit sayısı 10-20x103/mm3 arasında olan hastalara verilmiştir. Taze donmuş plazma transfüzyonu yapılan hastaların %51’inde oral antikoagülan kullanımına bağlı kanama olduğu tespit edilmiştir. Bulgular: Transfüzyon yapılan hastaların %3.9’unda transfüzyonla ilişkili akut komplikasyonlar gelişmiştir. Bu komplikasyonlar incelendiğinde %1.2’sinin akut febril nonhemolitik reaksiyon (FNHR), %1.1’inin dolaşım yüklenmesi, %0.9’unun alerjik reksiyon, %0.7’sinin ise hem FNHR hem de alerjik reaksiyon olduğu gözlenmiştir. Transfüzyon yapılan hastaların %76.5’i acil servisten ta- burcu edilmiş, %19.4’ü hastaneye yatırılmış, %2.5’i başka bir sağlık kuruluşuna sevk edilmiş ve %1.6’sı da acil serviste ölmüştür. Sonuç: Çalışmamız süresince elde ettiğimiz tüm bu tespitler ışığında, acil serviste çok sayıda transfüzyon yapıldığını, endikasyon belirlemede belirli bir protokole bağlı kalınmadığını ve daha çok poliklinik takibinde olan hastalara ve destek niteliğinde transfüzyon yapıldığını söyleyebiliriz. (JAEM 2012; 11: 61-7)