Journals / Adli Tıp Dergisi / 2011 / Cilt: 25 - Sayı: 1
The comparison of penalties for child sexual abuse laws between Turkey and other countries
- Journal
- Adli Tıp Dergisi
- Pages
- 11–24
- DOI
- —
Abstract
OBJECTIVE: Sexual crimes have been a big problem and found more traumatic for children and their future life. Sexual crimes are reconsidered within the new Turkish Criminal Law that put into practice in 2005 the penalties are increased. According to Criminal Law; if a crime leads to a damage to physical or mental health, monitoring and observation period of patients need long time for medico-legal evaluation process. We aimed to discuss the legislation of sexual crimes between Turkey and other countries. METHODS: We researched and compared sexual crime laws in Turkey, United States, England, Austria, Switzerland, Liechtenstein and Germany. RESULTS: The penalties of USA and United Kingdom are found more severe than other countries. Also Turkey penalties found more severe than European countries studied. Some parts of Turkey’s penal codes found similar to German legislation. CONCLUSION: The issue “damage of mental health” has been discussed in Turkey however does not take place in penal codes except Germany. In Turkey any psychiatrist could evaluate this issue, however in Germany a three year special training after psychiatry or forensic psychiatry education is required. Forensic psychiatry infrastructure is not still structured properly in Turkey. This could affect the medicolegal evaluations of trauma victims’ mental health and determining severity of mental damage. On the other hand these examinations could increase the risk of serious traumatization. Determining the damage to mental health could cause a delay for justice. Damage to mental health section of the law (103. substance) should be suspended for eliminate all of this negativity until forensic psychiatry training is structured.
Özet
AMAÇ: Cinsel suçlar tüm dünyada önemli bir sorundur. Özellikle çocuğa yönelik cinsel saldırılar daha ağır travmalara yol açmakta ve ilerleyen dönemde mağdurun yaşamını etkilemektedir. Türkiye’de 2005 yılında yürürlüğe giren Ceza Yasasında cinsel suçlar yeniden ele alınarak bu suçlara verilen cezalar da artırılmıştır. Ancak yeni yasada belirtilen suçun nitelikli hallerinden biri olan “Beden veya ruh sağlığında bozulmaya yol açması” konusundaki adli tıbbi süreçlerin uzun süren hasta izlem ve gözlemi gerektirmesi ve hükmedilen ceza sürelerinde artış eleştirilmektedir. Bu çalışmada Türkiye’de çocuğa yönelik cinsel suçlara ilişkin yasal durum ve suçun nitelikli hallerinin diğer ülkelerle karşılaştırılması amaçlanmıştır. YÖNTEMLER: Türk Ceza Kanununun çocuğun cinsel istismarıyla ilgili 103. maddesi; ABD, İngiltere gibi Anglosakson ülkelerle ve Avusturya, İsviçre, Lichtenstein, Almanya gibi kıta Avrupası ülkeleriyle karşılaştırılmıştır.BULGULAR: Genel olarak bakıldığında; ABD ve İngiltere’de çocuğa yönelik cinsel suçlara verilen cezaların Avrupa ülkelerine göre daha ağır olduğu ve Türkiye’deki cinsel suçlara ilişkin cezaların incelenen Avrupa ülkelerine göre daha fazla olduğu ve bazı bölümleriyle ABD ve İngiltere’ye benzerlik gösterdiği, yasanın bazı bölümlerinin ise Almanya ya benzediği gözlenmiştir. SONUÇ: Türkiye’de yoğun olarak tartışılan “Ruh sağlığının bozulması” konusunun çalışmaya alınan ülkeler arasında Almanya ve Türkiye dışındaki yasalarda yer almadığı gözlenmiştir. Türkiye’de bu olguları psikiyatristler ve çocuk psikiyatristleri değerlendirme eğiliminde iken buna karşılık Almanya’da bu konuda değerlendirme yapmak için psikiyatri eğitimi üzerine 3 yıllık adli psikiyatri eğitimi gereklidir. Türkiye’de Adli Psikiyatri alt yapısı henüz hazır olmaması ve cinsel saldırı/istismar ile ilgili yasadaki eksiklikler ve çelişkiler “ruh sağlığının bozulması” konusundaki adli tıbbi değerlendirmeleri olumsuz etkilemektedir. Ayrıca bu değerlendirmeler hem adaletin gecikmesine hem de tarafların daha çok travmatize olmasına yol açmaktadır. Tüm bu olumsuzlukların giderilmesi için; adli psikiyatri eğitimi yapılandırılıncaya kadar yasanın(103. maddenin) “ruh sağlığında bozulma” hükmü askıya alınmalı ve yeniden gözden geçirilmelidir.