Journals / Türk Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Dergisi / 2005 / Cilt: 13 - Sayı: 1

Aortic disscetions following aortic valve replacement in the late period

Aort kapak replasmanı sonrası geç dönem aort disseksiyonları

Pages
20–23
DOI
—

Abstract

Backgrounds: The aim of this study is to investigate the predisposing factors for the late aortic dissections following aortic valve replacement and to discuss theraphy modalities.Methods: Nine patients underwent operation for the diagnosis of late aortic dissection following aortic valve replacement between 1985 and 2004 in our clinic. Five patients had acute and four patients had chronic dissection. Six patients had separate graft interposition to ascending aorta and three of them had coronary bypass procedure concomitantly; elephunt trunk procedure had been performed to two patients and one patient had aortic root replacement with flanged Bentall technique. Results: Dissection was originated from aortic cross clamp area in three patients, aortotomy area in two patients and cannulation site in one patient. Intimal tear could not be identified in the remaining. Three patients died in early period. Three patients had prolonged entubation; revision for bleeding and femoral cannulation site infection was seen in two individuals.Conclusions: Late dissections originated from diseased aortic wall following aortic valve replacement operation should undergo surgical repair. By the help of careful examination in the first operation this complication may be prevented.

Özet

Amaç: Bu çalışmamızın amacı geçirilmiş aort kapak replasmanı sonrası geç dönemde oluşan aort disseksiyonlarına predispozan faktörleri tanımlamak ve tedavi stratejilerini tartışmaktır.Materyal ve Metod: Kliniğimizde 1985 - 2004 tarihleri arasında geçirilmiş aort kapak replasmanı sonrasında geç dönemde gelişen aort disseksiyonu nedeniyle ameliyat edilen dokuz olgu retrospektif olarak incelendi. Hastaların beşi akut disseksiyon ile başvururken dört olguda kronik disseksiyon mevcuttu. Altı olguya separe greft ile aort replasmanı yapıldı. Bu olgulardan üç’ünde koroner bypass greftleme ek prosedür olarak yapıldı. İki olguya “elephunt trunk” prosedürü yapılırken, separe greft interpozisyonu yapılan bir olguda sinus Valsalva onarımı, bir olguda ise etekli kompozit greft ile aort kökü replasmanı yapıldı. Bulgular: Üç olguda disseksiyon aortik kros klemp bölgesinden, iki olguda aortotomi bölgesinden ve bir olguda aortik kanül bölgesinden olduğu saptandı. Diğer hastalarda disseksiyonun nereden kaynaklandığı tespit edilemedi. Üç olgu erken dönemde kaybedildi. Üç olguda uzamış entübasyon, birer olguda olmak üzere kanama revizyonu, femoral kanülasyon yeri enfeksiyonu görüldü. Sonuç: Asandan aortası, aort kapak patolojisine veya mevcut bulunan bağ dokusu hastalığı zemininde cerrahi manüpülasyonun da etkisiyle etkilenmiş hastalarda aort kapak replasmanı sonrası geç dönemde disseksiyon gelişimi cerrahi onarım gerektirir. Bu hastaların ilk operasyonları sırasında yapılacak ayrıntılı değerlendirme ile bu komplikasyondan kaçınılabilir.