Journals / Türk Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Dergisi / 2005 / Cilt: 13 - Sayı: 3

Late paraplegia after repair of a type I aortic dissection: An uncommon complication

Tip I aort diseksiyonu onarımından sonra geç dönemde görülen parapleji: Nadir bir komplikasyon

Pages
263–266
DOI
—

Abstract

Paraplegia is a known complication after thoracic and thoracoabdominal aortic surgery. It is rarely seen after type I aortic dissections, and its occurrence postoperatively is even more uncommon. We present a 76-year-old female patient who underwent emergency surgery for a type I aortic dissection. Although there were no symptoms of paraplegia or neurologic deficits preoperatively, she developed paraplegia on the third day of surgery. Magnetic resonance angiography performed, on the seventh postoperative day, to evaluate the blood supply to the spinal cord showed total occlusion of the thoracic intercostal arteries and partial occlusion of the L1-2 lumbar artery by a short dissection flap, with communication through a pseudolumen. The patient was referred for physical therapy and rehabilitation. During ayear follow-up, systolic and diastolic blood pressures were under control and no complications occurred related to the aortic dissection.

Özet

İnen torasik aort ve torako-abdominal aort cerrahisi sonrasında parapleji görülmesi bilinen bir komplikasyondur. Paraplejiye tip I aort diseksiyonlarında nadir rastlanır; ameliyatı takiben ortaya çıkması ise çok enderdir. Bu yazıda, tip I aort diseksiyonu tanısıyla acil olarak ameliyat edilen 76 yaşındaki bir kadın hasta sunuldu. Başlangıçta parapleji semptomları ve nörolojik hasarı olmayan hastada ameliyattan üç gün sonra parapleji gelişti. Ameliyat sonrası yedinci günde, medulla spinalis kanlanmasını değerlendirmek amacıyla manyetik rezonans anjiyografi yapıldı. Medulla spinalisi besleyen torakal interkostal arterlerin tamamen tıkandığı, L1-2 lomber kök arterinin kısa bir diseksiyon flebiyle kısmen kapanmış olduğu ve yalancı lümenden beslendiği görüldü. Hasta 14. günde fizik tedavi ve rehabilitasyon kliniğine sevk edildi. Bir yıllık takibinde, aort diseksiyonuna ait bir sorun olmadığı, tansiyonlarının kontrol altında olduğu görüldü.