Journals / Türk Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Dergisi / 2005 / Cilt: 13 - Sayı: 1
Carotis and coronary artery disease: Is concomitant operation necessary?
- Pages
- 6–9
- DOI
- —
Abstract
Background: As it is assumed that coexisting carotid lesions increase neurological complications following coronary revascularization operations, concomitant operation is advocated. On the contrary simultaneous operations are more complicated and may not always decrease postoperative mortality and morbidity thereby leading ongoing controversy. On the other hand increasing trend of performing carotid endarterectomy under local anesthesia and the wide-spread application of beating heart coronary surgery, have all renovated new strategies in coexistent disease situations. Methods: In our center between 2002-2003 years 15 coronary cases with carotid lesions have undergone coronary revascularization with beating heart technique without intervening carotid lesion due to various reasons.Results: Only one patient has been lost due to mediastinitis and in one case transient monoparesy has been accounted. Beating heart technique by eliminating detrimental systemic and especially hematological and cerebral side effects of cardiopulmonary bypass, has been a preferred revascularization technique in recent years.Conclusions: On the other hand reversed staged operation enables carotid endarterectomy performed under local anesthesia in future. Although number of cases im this cohort is small to come to a definite conclusion, our early results encourages this kind of reversed staged operation to be performed.
Özet
Amaç: Karotis lezyonlarının koroner arter revaskülarizasyonu sonrası nörolojik komplikasyonların görülme riskini ciddi olarak arttırdığına inanılmaktadır ve genel olarak kabul gören cerrahi strateji simültane operasyondur. Ancak simültane operasyonun komplike olması, mortalite ve morbidite de istenilen düşüşü sağlayamaması halen tartışmanın devam etmesine neden olmaktadır. Diğer taraftan son yıllarda karotis endarterektominin lokal anestezi altında yapılmasının önerilmesi ve özellikle de gittikçe yaygınlaşan atan kalp tekniği kombine hastalık durumlarının cerrahi stratejisinin yeniden değerlendirilmesini gerektirmiştir. Materyal ve Metod: Merkezimizde 2002-2003 yılları arasında karotis lezyonlu 15 vakaya atan kalp tekniği ile koroner revaskülarizasyon yapılmış ancak değişik nedenlerle karotis endarterektomi yapılmamıştır.Bulgular: Sadece 1 vaka mediastinitden kaybedilmiş ve 1 vakada da geçici monoparezi görülmüştür. Son yıllarda atan kalp tekniği, kardiyopulmoner bypassın sistemler ve özellikle de koagülasyon ve serebral sistem üzerine olan yan etkilerini elimine etmesinden dolayı tercih edilen koroner revaskülarizasyon yöntemi olarak yerini almıştır. Diğer taraftan koroner operasyon sonrası karotis endarterektominin lokal anestezi altında yapılabilir olması ters aşamalı yöntemin avantajlarıdır.Sonuç: Hernekadar serimizde ki hasta sayımız yetersiz ise de erken dönem sonuçlarımızın tatmin edici olmasından dolayı asemptomatik karotis lezyonlu, koroner hastalarında ters kademeli cerrahi operasyonu önermekteyiz.