Journals / Türk Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Dergisi / 2009 / Cilt: 17 - Sayı: 3
Kardiyak tekrar ameliyatlarında erken dönem sonuçları: Yedi yıllık deneyimimiz
- Pages
- 145–150
- DOI
- —
Abstract
Background: The aim of this study was to present and discuss the early outcomes of our cardiac reoperation cases. Methods: Between February 2001 and September 2008, 8645 patients underwent cardiac operations in our clinic. Medical records of 127 (1.46%) of them (76 females 51 males; mean age 51.2±13.6 years; range 11 to 75 years), who underwent cardiac reoperation, were retrospectively analyzed. The main reasons for redo cardiac surgery were progression of valvular diseases after repairs (n=43), occlusion of left internal thoracic artery or saphenous vein grafts (n=35). Preoperative clinical characteristics, perioperative data and early postoperative outcomes of the cases were presented. Results: The interval between the first and redo cardiac operation was 7.5±8.0 (1-35) years. Four cases were operated under emergency conditions. Types of the reoperations were as follows: 35 isolated coronary artery bypass grafting surgery (27.5%), 70 isolated valve surgery (55.1%), 10 combined valvular plus coronary artery bypass grafting surgery and 12 other types of cardiac reoperation. In-hospital mortality rate was 5.5% (7 cases). Conclusion: Reoperation itself is no longer a risk factor for poor outcome and we believe that cardiac reoperations may be done effectively and with acceptable risks when specific multidisciplinary approaches are adopted.
Özet
Amaç: Bu çalışmada, kliniğimizde gerçekleştirilen kardiyak tekrar ameliyatlara ait erken dönem sonuçları değerlendirildi. Çalışma planı: Kliniğimizde Şubat 2001 ile Eylül 2008 tarihleri arasında gerçekleştirilen 8645 açık kalp ameliyatı içinde yer alan 127 (%1.46) kardiyak tekrar ameliyat olgusunun (76 kadın 51 erkek; ort. yaş 51.2±13.6 yıl; dağılım 11-75 yıl), tıbbi kayıtları geriye yönelik olarak incelendi. En sık rastlanan redo kardiyak ameliyat endikasyonları, daha önce tamir edilen kalp kapak lezyonlarının ilerlemesi (n=43) ve daha önce uygulanan sol internal torasik arter veya safen ven greftlerinde tıkanma olması (n=35) idi. Olguların ameliyat öncesi klinik özellikleri, ameliyat sırası bulguları ve erken dönem ameliyat sonrası seyirleri analiz edildi. Bulgular: İlk ameliyat ile tekrar ameliyat arasında geçen ortalama süre 7.5±8.0 (1-35) yıldı. Olgulardan dördü acil koşullarda ameliyat edildi. Tekrar ameliyatların temel cerrahi girişim sınıflaması şöyleydi: 35 olgu izole koroner arter bypass ameliyatı (%27.5), 70 olgu izole kalp kapağı girişimi (%55.1), 10 olgu kombine kapak artı koroner girişimi ve 12 olgu diğer girişimler. Hastane mortalite oranı %5.5 idi (7 olgu). Sonuç: Kardiyak tekrar ameliyatlar günümüzde kötü prognoza neden olacak bir risk faktörü değildir. Özgün multidisipliner yaklaşımlar göstererek, kardiyak tekrar ameliyatların güvenli ve kabul edilebilir risk profili çerçevesinde gerçekleştirilebileceğine inanıyoruz.