Journals / Türk Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Dergisi / 2010 / Cilt: 18 - Sayı: 2

The short and midterm results of bidirectional Glenn shunt procedures in patients with single ventricular morphology

Tek ventrikül morfolojisine sahip hastalarda çift yönlü Glenn şant işleminin kısa ve orta dönem sonuçları

Pages
88–93
DOI
—

Abstract

Background: This study reports the short and mid-term results of bidirectional Glenn (BDG) shunt operation with single functional ventricular morphology after maintaining the upper body venous return to pulmonary circulation.Methods: In the period between January 2008 and August 2009, nine patients (6 males, 3 females; mean age 9.6±0.6 months; range 6 to 16 months) with univentricular morphology who underwent BDG shunt were enrolled in the study. A bilateral bidirectional Glenn shunt was performed in two of the nine patients. The parameters that were measured and recorded were as follows; pre- and postoperative pulmonary artery pressures, systemic ventricular oxygen saturation before and after the BDG procedure during surgery (Partial oxygen pressure, PO2) and peripheral pulse arterial oxygen saturation (SpO2).Results: Mean pulmonary artery pressures, before and after BDG procedure were found as 12.6±4.0; 12.6±5.4 mmHg, respectively (p>0.05). Prior to and after the BDG, systemic ventricular oxygen saturations were; 69.3±3.2% and 80.2±2.7%, respectively (p<0.008). Pulse oxymetric saturations before and after surgery on room air [fractional oxygen saturation (FiO2: 21%)] were as follows; 69.3±3.2 and 78.0±7.3, respectively and it was found statisticaly significant (p=0.011). Mean extubation time was 18.3±11.1 hours and mean intensive care unit stay was 2.8±1.3 days. Overall follow up was 10.2±5.1 months (range 3-17 months). Two infants had pneumonia during the early postoperative period. There were no additional reports of morbidity and mortality in the other cases during the follow-up period.Conclusion: Bidirectional Glenn shunt procedure may provide a significant increase in oxygen saturation in patients with univentricular hearts. An increase in oxygen saturation in the systemic ventricle will achieve lower mortality and higher survival rate, as well as improve the quality of life until the total cavo-pulmonary surgical operation.

Özet

Amaç: Bu çalışmada fonksiyonel tek ventrikül morfolojisine sahip kalp hastalarında, baş ve boyun kısmından gelen venöz dönüşün pulmoner dolaşıma yönlendirilmesini sağlamak için tercih edilen çift yönlü Glenn şant işleminin kısa ve orta dönem sonuçları incelendi.Çalışma planı: Ocak 2008 ile Ağustos 2009 tarihleri arasında tek ventrikül morfolojisi nedeni ile çift yönlü Glenn şant işlemi uygulanan dokuz hasta (6 erkek, 3 kız; ort. yaş 9.6±0.6 ay; dağılım 6-16 ay) çalışmaya alındı. Dokuz hastanın ikisine (%22) iki taraflı çift yönlü Glenn şantı yapıldı. Ameliyat öncesi ve sonrası pulmoner arter basınç değişiklikleri, ameliyat sırasında sistemik ventrikülden Glenn şantı işlemi öncesi ve sonrasında alınan oksijen satürasyonları (parsiyel oksijen basıncı, PO2), periferik pulse oksimetri ile oksijen satürasyonu (SpO2) parametreleri kaydedildi ve değerlendirildi.Bulgular: Ortalama pulmoner arter basıncı, Glenn şantı işlemi öncesi 12.6±4.0 ve sonrasında 12.6±5.4 mmHg olarak bulundu (p>0.05). Sistemik ventrikül oksijen satürasyonu Glenn şantı işlemi öncesi %69.3±3.2 ve sonrası %80.2±2.7 ölçüldü (p=0.008). Pulse oksimetre oksijen satürasyonları ameliyattan önce ve sonra oda havasında [fraksiyone inspire oksijen (FiO2: %21)] sırasıyla 69.3±3.2 ve 78.0±7.3 idi ve istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p=0.011). Ortalama ekstübasyon zamanı 18.3±11.1 saat ve ortalama yoğun bakım süresi 2.8±1.3 gün olarak hesaplandı. Hastaların izlem süreleri ortalama 10.2±5.1 (dağılım 3-17) aydır. İki olguda (%22) ameliyat sonrası erken dönemde pnömoni gelişti. Diğer olgularda takipleri süresince ek morbidite ve mortalite görülmedi.Sonuç: Çift yönlü Glenn şantı işlemi, tek ventrikül morfolojisine sahip kalp hastalarında anlamlı oksijen satürasyon artışı sağlar. Sistemik ventriküldeki bu oksijen satürasyon artışı, total kavopulmoner cerrahi işlemine kadar yaşam kalitesini artırmakta ve mortaliteyi azaltmaktadır.