Journals / Türk Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Dergisi / 2011 / Cilt: 19 - Sayı: 4
Investigation of factors affecting long-term survival in patients with heart transplantation
- Pages
- 559–565
- DOI
- —
Abstract
Background: In this study, risk factors affecting the morbidity and mortality of patients with orthotopic heart transplantation were evaluated and short- and long-term survival rates were investigated. Methods: Orthotopic heart transplantation was performed in our clinic on 42 patients (36 males, 6 females; mean age 38.8±12 years; range 16 to 59 years) between May 1998 and December 2008. Surgery was conducted on 71.4% of patients for dilated cardiomyopathy. The biatrial cuff technique and bicaval technique were used for the orthotopic heart transplantation procedure in eight and 34 patients, respectively. Immunosuppression was maintained with cyclosporine, corticosteroids, and azathioprine in the first group of patients. After 2002, instead of azathioprine, mycophenolate mofetil became the third drug in the combination. Patients were followed up monthly during the first six-month period and for every three months afterwards. The mean follow-up period for all patients was 36 months. The patient with the longest follow-up period is in the 11th year. Results: The cold ischemia time was 188.5±51.4 min. (range 85 to 250). Hospital mortality was seen in three patients (7.1%) whereas late mortality was seen in 11 (26.1%). The one-year, five-year, and 10-year survival rates were 80%, 66%, and 51%, respectively. The effects of cross-clamp time, donor gender, recipient gender, pulmonary artery pressure, preoperative ejection fraction, cold ischemia time and donor-recipient gender difference on early mortality and general survival were analyzed. These parameters were not statistically significant (p>0.05). All parameters, except donor age, had no effect on survival. The 10-year survival was 22% for the donor age group over 25 years old while it was calculated to be 75% for donor age group below 25 years of age (p=0.008). Conclusion: Heart transplantation progresses parallel with medical and surgical developments; therefore, better early- and late-stage survival rates are obtained. Heart transplantation continues to be the gold standard in the treatment of end-stage heart disease.
Özet
Amaç: Bu çalışmada, ortotopik kalp nakli yapılan hastaların mortalite ve morbiditesini etkileyen risk faktörleri değerlendirildi ve kısa ve uzun dönem sağkalım oranları araştırıldı. Çalışma planı: Mayıs 1998 - A ralık 2008 tarihleri arasında 42 hastaya (36 erkek, 6 kadın; ort. yaş 38.8±12 yıl; dağılım 16-59 yıl) kliniğimizde ortotopik kalp nakli uygulandı. Hastaların %71.4’ü dilate kardiyomiyopati nedeni ile ameliyat edildi. Ortotopik kalp nakli işleminde, sekiz hastada biatriyal cuff tekniği, 34 hastada ise bikaval teknik kullanıldı. İlk hastalarda siklosporin, kortikosteroid, azathioprin üçlü ilaç ile immünsüpresyon tedavisi yapıldı. 2002 yılından sonra azathioprin yerine mikofenolat mofetil kombinasyonun üçüncü ilacı oldu. Hastalar ilk altı ay boyunca ayda bir, daha sonra üç aylık periyotlarla izlendi. Ortalama takip süresi tüm hastalar için 36 ay idi. En uzun takipli hastamız 11. yılındadır. Bulgular: Soğuk iskemi süresi 188.5±51.4 dk. (dağılım 85-250) idi. Hastane mortalitesi üç hastada (%7.1), geç mortalite ise 11 hastada (%26.1) görüldü. Bir yıllık, beş yıllık ve 10 yıllık sağkalım oranları sırasıyla %80, %66 ve %51 idi. Kross klemp zamanı, donör cinsiyeti, alıcı cinsiyeti, pulmoner arter basıncı, ameliyat öncesi ejeksiyon fraksiyonu, soğuk iskemi süresi ve alıcı-verici arasındaki cinsiyet farklılığının erken mortalite ve genel sağkalım üzerine etkisi analiz edildi. Bu parametreler istatistiksel olarak anlamlı değildi (p>0.05). Donör yaşı hariç tüm parametrelerin sağkalıma etkisiz olduğu tespit edildi. Donör yaşı 25 yaşından büyük olanlarda 10 yıllık sağkalım %22 iken, 25 yaşından küçük olanlarda %75 olarak hesaplandı (p=0.008). Sonuç: Medikal ve cerrahi gelişmelerin paralelinde kalp naklinin gelişimi devam etmekte, böylece daha iyi erken ve geç dönem sağkalım oranları elde edilmektedir. Son dönem kalp rahatsızlığının tedavisinde kalp nakli altın standart olmaya devam etmektedir.