Journals / Türk Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Dergisi / 2011 / Cilt: 19 - Sayı: 3

Rapid pleurodesis in malignant pleural effusion: a clinical study and literature review

Malign plevra efüzyonunda hızlı plörodez: klinik çalışma ve literatür derlemesi

Pages
410–416
DOI
—

Abstract

Background: In this study, the superiority of the proposed rapid pleurodesis method to the standard pleurodesis method in patients with symptomatic malignant pleural effusion was shown, and the malignant pleural effusion and treatment principles were discussed. Methods: T hirty-six p atients w ith c ytopathologically c onfirmed malignant pleural effusion were randomly chosen and prospectively evaluated. Sixteen patients were randomly assigned to group 1 (standard pleurodesis) and 20 patients to group 2 (rapid pleurodesis). A small-bore catheter (12F) was inserted in both groups, and oxytetracycline was administered at a dose of 35 mg/kg. In group 1 patients, after the insertion of a pleurocan drainage system, the drain was left to spontaneous drainage until the lung was fully re-expanded. After achieving a daily drainage of 0.05). On the other hand, regarding days of drainage and hospitalization along with the cost, significantly lower results were achieved in group 2 (p<0.001). Conclusion: This new rapid pleurodesis method can be safely used in patients with symptomatic malignant pleural effusion due to its short duration of drainage and hospital stay combined with lower cost.

Özet

Amaç: Bu çalışmada semptomatik malign plevra efüzyonlu hastalarda önerilen hızlı plörodez yönteminin standard plörodez yöntemine olan üstünlüğü gösterildi ve malign plevra efüzyon ve tedavi prensipleri tartışıldı. Çalışma planı: Otuz altı sitopatolojik olarak tanısı konulan semptomatik malign plevra efüzyonlu hasta randomize olarak seçildi ve prospektif olarak değerlendirildi. Rasgele olarak 16 hasta grup 1 (standard plörodez) ve 20 hasta ise grup 2 (hızlı plörodez) için ayrıldı. Her iki gruba da ince lümenli (12F) kateter yerleştirildi ve 35 mg/kg dozunda oksitetrasiklin kullanıldı. Grup 1’deki hastalara pleurocan dren sisteminin yerleştirilmesinin ardından dren spontan drenaja bırakılarak akciğerin reekspanse olması beklendi. Günlük drenaj 150 ml’nin altına düşünce 35 mg/kg oksitetrasiklin total doz halinde dren sistemi aracılığı ile uygulandı. Dren altı saat kapalı halde tutuldu. Ardından tekrar spontan drenaja bırakıldı ve drenaj 150 ml/günün altına düşünce dren çekildi. Grup 2’deki hastalara ise oksitetrasiklin fraksiyone edilerek kullanıldı ve son üç aspirasyonda total drenaj 150 ml’nin altına düşünce dren çekildi. Tedaviye yanıt plörodezden 1, 3 ve 6 ay sonra değerlendirildi. Bulgular: Her iki grupta da hastaların demografik özellikleri, primer tümör orijini, takip süresi, mortalite oranı, cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi özellikleri, göğüs radyogramında izlenen bulgular, plevra efüzyonunun boyutları, 1., 3. ve 6. ayda tedaviye yanıt oranları karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık izlenmedi (p>0.05). Öte yandan, drenaj gün sayısı, hastanede kalış süresi ve maliyet açısından grup 2’de anlamlı şekilde düşük sonuçlar elde edildi (p<0.001). Sonuç: Bu yeni hızlı plörodez yöntemi, semptomatik malign plevra efüzyonlu hastalarda drenaj gün sayısının ve hastane yatış süresinin az ve maliyetin düşük olması nedeniyle güvenle uygulanabilir.