Journals / Türk Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Dergisi / 2012 / Cilt: 20 - Sayı: 2
Açık kalp ameliyatlarında pulsatil akım karakteristiklerinin hemoliz, transfüzyon gerekliliği ve hemostaz üzerindeki etkileri
- Pages
- 217–222
- DOI
- —
Abstract
Background: The aim of this study was to investigate the effects of pulsatile and nonpulsatile perfusion on hemolysis parameters and protection of blood components. Methods: This randomized, controlled and prospectively designed study included two independent groups, consisting of 27 nonpulsatile (NP) and 24 pulsatile (P) cases who had undergone open heart surgical procedures. Demographic and hemodynamic data were recorded. The effects of perfusion types were evaluated in terms of free hemoglobin (free Hb), haptoglobin (Hp), lactate dehydrogenase (LDH), potassium (K+), platelet number (plt) and urine Hb. These levels were measured in preoperative period, 30 and 60 minutes after initiation of cardiopulmonary bypass (CPB), two and 24 hours postoperatively. Also, total chest drainage and transfusion requirement were assessed. Results: Demographic and hemodynamic measurements did not differ between the groups. The mean arterial pressure of the NP group was statistically higher at the 30th minute. Free Hb, Hp, LDH and K+ levels did not differ in both groups in all time points. The urine Hb levels were significantly higher in the P group in the 30th minute. There was no difference regarding total chest drainage amounts and number of transfused erythrocyte cell packages. Conclusion: A clinically nonsignificant hemolytic effect of pulsatile perfusion can be outlined, although it is mentioned only in the urine Hb measurements on the laboratory basis.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı, pulsatil ve pulsatil olmayan perfüzyonun hemoliz parametreleri ve kan komponentlerinin korunması üzerindeki etkilerini araştırmaktır. Çalışma planı: Randomize kontrollü ve prospektif olarak tasarlanmış bu çalışmaya, açık kalp ameliyatı yapılan 27 pulsatil olmayan (NP) ve 24 pulsatil (P) olgudan oluşan iki bağımsız grup dahil edildi. Demografik ve hemodinamik veriler kaydedildi. Perfüzyon türlerinin etkisi serbest hemoglobin (serbest Hb), haptoglobin (Hp), laktat dehidrogenaz (LDH), potasyum (K+), trombosit sayısı (plt) ve idrarda Hb açısından değerlendirildi. Bu düzeyler ameliyat öncesinde, kardiyopulmoner baypas (KPB) başlatıldıktan sonra 30. ve 60. dakikalarda ve ameliyat sonrasında iki ve 24. saatte ölçüldü. Ayrıca total göğüs drenajı ve transfüzyon gerekliliği de değerlendirildi. Bulgular: Demografik ve hemodinamik ölçümler gruplar arasında farklı değildi. NP grubunun ortalama arteriyel basıncı, 30. dakikada istatistiksel olarak yüksekti. Serbest Hb, Hp, LDH ve K+ düzeyleri tüm zaman noktalarında iki grup arasında da farklı değildi. İdrar Hb düzeyleri, 30. dakikada P grubunda anlamlı düzeyde yüksekti. Total göğüs drenaj miktarları ve transfüze edilen eritrosit hücre paketlerinin sayısı açısından bir farka rastlanmadı. Sonuç: Laboratuvar esaslı ölçümlerde yalnızca idrarda Hb ölçümü açısından fark olsa da, pulsatil perfüzyonun klinik açıdan anlamlı olmayan hemolitik etkisinden söz edilebilir.