Journals / Türk Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Dergisi / 2014 / Cilt: 22 - Sayı: 3
Clinical outcomes of pregnant women with mechanical heart valves
- Pages
- 540–546
- DOI
- —
Abstract
Background: This study aims to investigate the pregnancy histories of women with mechanical heart valves and to establish a conclusion for an optimal management strategy for these patients. Methods: Sixty-three female patients (mean age 36.8 years; range 22 to 48 years) who underwent mechanical heart valve prosthesis during the child-bearing age were included. Their gestational history following valve surgery was questioned. A total of 36 pregnancies in 24 patients were noted. Spontaneous or medical abortus, stillbirths, live births, embriopathies and mechanical valve thrombosis or any thromboembolic events were recorded. The pregnancy period and anticoagulation regimen used were thoroughly questioned in these patients. Results: Clinical outcomes of a total of 36 pregnancies were as follows: 10 live births (9 healthy and 1 with warfarin embriopathy), 24 abortus in the first trimester (19 medical and 5 spontaneous) and two stillbirths. Three patients on low molecular weight heparin (LMWH) suffered from mechanical valve thrombosis and required emergency surgery. These patients survived but ended-up with medical abortus and stillbirth. Among the patients who had healthy births, four had LMWH throughout the pregnancy, five had LMWH in the first trimester, warfarin between 12 and 36 weeks followed by LMWH until delivery. Warfarin embriopathy occurred in one patient who received warfarin >=5 mg during the first trimester. Conclusion: This pilot study results demonstrate surprisingly high rates of gestation among patients with mechanical heart valve prosthesis bearing women. Termination of the pregnancy seems to be the most frequent approach to pregnant women with mechanical heart valve, although healthy births are also possible. For women wishing to continue their pregnancy, anticoagulation regimens and outcomes are diverse and inconclusive to suggest the superiority of one among others. However, this ongoing study aims to reach more precise and reliable information about medication by interviewing with more patients.
Özet
Amaç: Bu çalışmada, mekanik kalp kapağı olan kadın hastaların gebelik öyküleri sorgulanarak, bu hastalara ideal yaklaşım stratejisi konusunda bir sonuca ulaşılması amaçlandı.Çalışmaplanı:Doğurganlık yaşında mekanik kalp kapağı takılmış olan 63 kadın hasta (ort. yaş 36.8 yıl; dağılım 22-48 yıl) çalışmaya dahil edildi. Kapak ameliyatı sonrası gebelik öyküleri sorgulandı. Yirmi dört hastada toplam 36 gebelik tespit edildi. Kendiliğinden veya medikal düşük, ölü doğum, canlı doğum, embriyopati, mekanik kapak trombozu veya herhangi bir tromboembolik olay kaydedildi. Bu hastalardaki gebelik süreci ve kullanılan antikoagülan ilaçlar ayrıntılı olarak sorgulandı.Bul gu lar: Toplam 36 gebeliğin klinik sonuçları şöyleydi: 10 canlı doğum (9 sağlıklı ve 1 varfarin embriyopatisi), ilk trimesterde gelişen 24 düşük (19 medikal düşük, 5 kendiliğinden düşük) ve iki ölü doğum. Düşük molekül ağırlıklı heparin (DMAH) kullanan üç hastada mekanik kalp kapağı trombozu nedeniyle acil ameliyat gerekli oldu. Bu hastalar tıbbi tahliye ve ölü doğum ile sağ kaldı. Sağlıklı doğum yapan hastalardan dördü gebelik boyunca DMAH; beşi ilk trimesterde DMAH, 12-36 haftalar arası varfarin, sonrasında doğuma kadar DMAH kullanmıştı. İlk trimesterde >=5 mg varfarin kullanan bir hastada varfarin embriyopatisi gelişti.So nuç: Bu pilot çalışma sonuçları, mekanik kalp kapağı olan hastalarda ilginç olarak yüksek sayıda gebelik oluştuğunu ortaya koymaktadır. Mekanik kalp kapağı olan gebe kadınlara uygulanan genel yaklaşımın gebeliğin sonlandırılmasının olduğu görülmektedir; ancak sağlıklı doğumlar da mümkündür. Gebeliğini devam ettirmek isteyen kadınlarda kullanılan antikoagülasyon rejimleri ve sonuçları farklılık göstermekle beraber, birinin diğerine üstünlüğünü gösterecek bir bulguya henüz ulaşılamamıştır. Ancak, bu çalışma halen devam etmekte olan bir çalışma olup, daha fazla sayıda hasta ile görüşülerek, daha net ve güvenilir bir bilgiye ulaşılması amaçlanmaktadır.