Journals / Türk Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Dergisi / 2014 / Cilt: 22 - Sayı: 3

Mid-term results of endovascular stent grafting: where do we stand on desired mortality in high-risk patients

Endovasküler stent greft orta dönem sonuçlarımız: Yüksek riskli hastalarda istenilen mortalitenin neresindeyiz?

Pages
558–563
DOI
—

Abstract

Background: This study aims to discuss mid-term results of endovascular therapy for thoracal and abdominal aortic aneurysms and their effect on mortality in high-risk patients. Methods: Twenty-eight patients (26 males, 2 females; mean age 66.8 years; range 41 to 80 years) who underwent endovascular stent-graft therapy between January 2010 and June 2013 were retrospectively analyzed. One of the aneurysms was a pseudoaneurysm occurred following aortic coarctation surgery, one was type 3 chronic dissecting aneurysm, and the others were degenerative aneurysms. The aneurysm was on the arcus aorta in two patients, thoracoabdominal in three patients, thoracal in eight patients, and infrarenal in the rest. The mean aneurysm diameter was 68.1 mm (range, 45 to 102 mm). Results: One patient had post-procedural type 1 endoleak and one patient had type 2 endoleak due to lumbar artery. One patient required femorofemoral bypass due to graft branch occlusion, one patient developed hypoesthesia and pain in the lower limb, and one patient had chronic renal failure. Three patients died in the early postoperative period. Late-term mortality was observed in five patients. The mean duration of follow-up was 15.2 months (range, 3 to 30 months). Conclusion: We were unable to reach favorable results of endovascular interventions reported in low-risk patients in our study including high-risk patients. We believe that endovascular therapies should be administered to high-risk patients who are anatomically suitable, while non-use of any intervention may be a favorable option in asymptomatic patients.

Özet

Amaç: Bu çalışmada torakal ve abdominal aort anevrizmalarının tedavisinde uygulanan endovasküler tedavilerin orta dönem sonuçları ve yüksek riskli hastalarda mortaliteye etkileri tartışıldı.Ça­lış­ma­ pla­nı:­ Ocak 2010 - Haziran 2013 tarihleri arasında endovasküler stent-greft tedavisi uygulanan 28 hasta (26 erkek, 2 kadın; ort. yaş 66.8 yıl; dağılım 41-80 yıl) retrospektif olarak incelendi. Anevrizmaların bir tanesi aort koarktasyonu ameliyatı sonrası gelişen psödoanevrizma, bir tanesi kronik tip 3 dissekan anevrizma ve diğerleri dejeneratif anevrizmalardı. Anevrizma iki hastada arkus aort, üç hastada torakoabdominal, sekiz hastada torakal ve diğer hastalarda ise infrarenal yerleşimliydi. Ortalama anevrizma çapı 68.1 mm (dağılım 45-102 mm) idi.Bul gu lar: İşlem sonrası bir hastada tip 1 kaçak, bir hastada lumbar artere bağlı tip 2 kaçak izlendi. Bir hastada greft bacak tıkanması nedeniyle femorofemoral baypas gerekliliği, bir hastada alt ekstremitede hipostezi ve ağrı ve bir hastada kronik böbrek yetmezliği gelişti. Üç hasta ameliyat sonrası erken dönemde kaybedildi. Beş hastada geç dönem mortalite gözlendi. Ortalama takip süresi 15.2 ay (dağılım 3-30 ay) idi.So nuç: Çalışmamızda düşük riskli hastalarda bildirilen endovasküler girişimlerin iyi sonuçları yüksek riskli hastalarda elde edilememiştir. Yüksek riskli semptomatik hastalarda anatomik uygunluk koşuluyla endovasküler tedavilerin uygulanması gerektiğini, ancak asemptomatik hastalarda müdahalede bulunulmamasının da iyi bir alternatif olarak düşünülebileceğine inanıyoruz.