Journals / Türk Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Dergisi / 2017 / Cilt: 25 - Sayı: 1

Mitral and aortic valve surgery-related acute kidney injury: affecting factors and its one year follow-up

Mitral ve aort kapak cerrahisi ile ilişkili akut böbrek hasarı: Etkileyen faktörler ve bir yıllık sonuçları

Pages
29–35
DOI
—

Abstract

Background: This study aims to investigate the prevalence of acute kidney injury after isolated cardiac valve surgery, and to identify risk factors and one-year follow-up results.Methods: Between January 2008 and December 2014, a total of 220 patients (106 males, 114 females; mean age 50.6±14.7 years; range 14 to 79 years) who underwent aortic and mitral valve surgery were retrospectively reviewed. Baseline characteristics of the patients, comorbidities, operative variables, and postoperative outcomes were recorded. The patients were divided into two groups as those with and without acute kidney injury, as assessed by preoperative and postoperative creatinine levels using the Acute Kidney Injury Network Criteria.Results: Of all patients, 57 developed acute kidney injury. Of these, 12 patients required hemodialysis (stage 1, n=40; stage 2, n=12; stage 3, n=5). The patients with acute kidney injury tended to be older with a higher rate of diabetes mellitus. These patients also had higher rates of postoperative sepsis, bleeding revision, atrial fibrillation, and need for intra-aortic balloon pump with longer intensive care unit and hospital stay. A higher number of patients with acute kidney injury needed packed red blood cell transfusion, compared to those without.Conclusion: Our study results show that acute kidney injury which is diagnosed with mild postoperative creatinine changes according to the Acute Kidney Injury Network criteria is a prognostically important complication. Age, diabetes mellitus, and blood transfusion are the main risk factors of postoperative acute kidney injury. Therefore, patients should be analyzed carefully preoperatively to prevent short- and long-term results of cardiac surgery-related acute kidney injury.

Özet

Amaç: Bu çalışmada izole kalp kapak cerrahisi sonrası akut böbrek hasarının prevalansı araştırıldı ve risk faktörleri ve bir yıllık takip sonuçları belirlendi. Çalış­ma­ planı:­ Ocak 2008 - Aralık 2014 tarihleri arasında aort ve mitral kapak cerrahisi yapılan toplam 220 hasta (106 erkek, 114 kadın; ort. yaş 50.6±14.7 yıl; dağılım 14-79 yıl) retrospektif olarak incelendi. Hastaların başlangıç özellikleri, eşlik eden hastalıkları, cerrahi parametreleri ve cerrahi sonrası sonuçları kaydedildi. Hastalar Akut Böbrek Hasarı Ağı Kriterleri kullanılarak cerrahi öncesi ve sonrası kreatinin değerleri ile değerlendirildiği üzere, akut böbrek hasarı olanlar ve olmayanlar olarak iki gruba ayrıldı. Bulgu­lar:­ Tüm hastaların 57’sinde akut böbrek hasarı gelişti. Bu hastaların 12’sinde hemodiyaliz ihtiyacı oldu (evre 1, n=40; evre 2, n=12; evre 3, n=5). Akut böbrek hasarı gelişen hastalar, daha yüksek diabetes mellitus oranı ile daha yaşlı olma eğilimindeydi. Bu hastalarda cerrahi sonrası sepsis, kanama revizyonu, atriyal fibrilasyon ve intraaortik balon pompası ihtiyacı oranları daha yüksek ve yoğun bakım ünitesinde ve hastanede kalış süresi daha uzundu. Akut böbrek hasarı gelişmeyen hastalara kıyasla, gelişen hastalarda, daha fazla eritrosit transfüzyonu gerekli oldu. Sonuç:­ Çalışma sonuçlarımız, Akut Böbrek Hasarı Ağı kriterlerine göre cerrahi sonrası hafif düzeyde kreatinin değişiklikleri ile tanılanan akut böbrek hasarının prognoz açısından önemli bir komplikasyon olduğunu göstermektedir. Yaş, diabetes mellitus ve kan transfüzyonu cerrahi sonrası akut böbrek hasarının başlıca risk faktörleridir. Kalp cerrahisi ile ilişkili akut böbrek hasarının erken ve geç dönem sonuçlarının önlenmesi için hastalar cerrahi öncesinde dikkatlice değerlendirilmelidir.