Journals / Türk Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Dergisi / 2019 / Cilt: 27 - Sayı: 2
Long-term results of monopolar versus bipolar radiofrequency ablation procedure for atrial fibrillation
- Pages
- 152–158
- DOI
- —
Abstract
Background: In this study, we aimed to evaluate the long-term outcomes ofmonopolar or bipolar radiofrequency ablation concomitant to mitral valvesurgery in patients with atrial fibrillation.Methods: We retrospectively evaluated a total of 167 patients (67 males,100 females; mean age 56.8±6.9 years; range, 48 to 65 years) withatrial fibrillation who underwent monopolar or bipolar radiofrequencyablation concomitant to mitral valve surgery between September 2001and January 2015. The patients were divided into two groups accordingto the procedure applied as those undergoing monopolar ablation(group 1, n=68) and those undergoing bipolar ablation (group 2, n=99). Allpatients were followed by electrocardiogram and 24-h Holter monitoring.Echocardiography was performed before discharge, at three and 12 monthspostoperatively, and annually thereafter. Left atrial volume index, left atrialdiameter, and left ventricular ejection fraction were recorded.Results: There was no significant correlation between the procedure appliedand hypertension, hyperlipidemia, diabetes mellitus, chronic obstructivepulmonary disease, history of the cerebrovascular events (p>0.05). The meanpreoperative left atrial diameter decreased from 5.3±0.5 cm to 4.9±0.5 cmpostoperatively in all patients (p=0.0001). The mean preoperative left atrialvolume index decreased from 53.8±0.4 mL/m2 t o 43.7±6.2 m L/m2 i n t hepostoperative period (p=0.0001). During follow-up, 61.8% (n=42) of thepatients in group 1 and 62.6% (n=62) of the patients in group 2 remained insinus rhythm. One patient (1.5%) in group 1 and two patients (2.0%) in group2 developed early postoperative cerebrovascular accident.Conclusion: Monopolar and bipolar ablation methods are safe and effectivemethods to ensure long-term sinus rhythm. Both procedures do not increasethe morbidity risk with very low thromboembolic complication rates.
Özet
Amaç: Bu çalışmada, atriyal fibrilasyonlu hastalarda mitral kapak cerrahisine ek olarak monopolar veya bipolar radyofrekans ablasyon tedavisinin uzun dönem sonuçları değerlendirildi. Çalışma planı: Eylül 2001-Ocak 2015 tarihleri arasında mitral kapak cerrahisine ek olarak monopolar veya bipolar radyofrekans ablasyon yapılan toplam 167 atriyal fibrilasyonlu hasta (67 erkek, 100 kadın; ort. yaş 56.8±6.9 yıl; dağılım, 48-65 yıl) retrospektif olarak değerlendirildi. Hastalar uygulanan işleme göre monopolar ablasyon yapılanlar (grup 1, n=68) ve bipolar ablasyon yapılanlar (grup 2, n=99) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Tüm hastaların takibi elektrokardiyografi ve 24 saatlik Holter monitörizasyonu ile yapıldı. Ekokardiyografi taburculuktan önce ve ameliyat sonrası üç ve 12. ayda ve sonrasında yıllık olarak çekildi. Sol atriyal hacim indeksi, sol atriyal çap ve sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu kaydedildi. Bulgular: Yapılan işlem ve hipertansiyon, hiperlipidemi, diabetes mellitus, kronik obstrüktif akciğer hastalığı ve serebrovasküler olay öyküsü arasında anlamlı bir ilişki bulunamadı (p>0.05). Tüm hastalarda ameliyat öncesi ortalama sol atriyal çap 5.3±0.5 cm’den ameliyat sonrası 4.9±0.5 cm’ye düştü (p=0.0001). Ameliyat öncesi sol atriyal hacim indeksi 53.8±0.4 mL/m2’den ameliyat sonrası dönemde 43.7±6.2 mL/m2’ye geriledi (p=0.0001). Takip döneminde grup 1’deki hastaların %61.8’i (n=42) ve grup 2’deki hastaların %62.6’i (n=62) sinüs ritmindeydi. Grup 1’de bir hastada (%1.5) ve grup 2’de iki hastada (%2.0) ameliyat sonrası erken serebrovasküler olay gelişti. Sonuç: Uzun dönem sinüs ritminin sağlanmasında monopolar ve bipolar ablasyon yöntemleri güvenli ve etkilidir. Her iki işlem de çok düşük tromboembolik komplikasyon oranları ile morbidite riskini artırmaz.