Journals / Türk Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Dergisi / 2019 / Cilt: 27 - Sayı: 1

Evaluation of quality of life after minimally invasive varicose vein treatment

Minimal invaziv varis tedavisi sonrası yaşam kalitesinin değerlendirilmesi

Pages
49–56
DOI
—

Abstract

Background: This cross-sectional study aims to evaluate thechanges in quality of life after minimally invasive procedures inpatients with varicose veins.Methods: The study included 150 patients (58 males, 92 females;mean age 47.1±12.0; range, 19 to 80 years) with varicose veinswho were treated using minimally invasive techniques. Datawere collected using patient information forms and the VenousInsufficiency Epidemiological and Economic Study-Quality oflife/Symptoms questionnaire. Before the minimally invasiveprocedures, patients were informed about varicose veins andmedical approaches for relief. They were also provided informationabout the use of compression stockings. Varicose vein symptomsand quality of life were evaluated before the minimally invasiveprocedures and four weeks following the last operation.Results: Females, individuals aged between 51-60 years, thosewith Body Mass Index >30, or having had a pregnancy hadhigher prevalence of variceal disease and lower quality of life.Clinical severity of the disease decreased and the quality of lifeimproved in patients treated with minimally invasive procedures.After treatment, 45.33% of patients put on compression stockingsregularly for one month.Conclusion: After minimally invasive treatment, severe diseasesymptoms decreased and quality of life increased in patientswith varicose veins. Lifestyle modifications, use of compressionstockings, and roles of nurses and healthcare workers aresignificant in maintaining healthy veins.

Özet

Amaç: Bu kesitsel çalışmada varisli hastalarda minimal invaziv işlemler sonrasında yaşam kalitesindeki değişimler değerlendirildi. Çalışma planı: Çalışmaya minimal invaziv tekniklerle tedavi edilen varisli 150 hasta (58 erkek, 92 kadın; ort. yaş 47.1±12.0 yıl; dağılım 19-80 yıl) dahil edildi. Veriler hasta bilgi formları ve Venöz Yetmezlikte Epidemiyolojik ve Ekonomik Çalışma-Yaşam Kalitesi/Semptomlar Anketi kullanılarak toplandı. Minimal invaziv işlemlerden önce, hastalar varisler ve rahatlama amaçlı tıbbi yaklaşımlar hakkında bilgilendirildi. Ayrıca, kompresyon çoraplarının kullanımı hakkında da kendilerine bilgi sağlandı. Varis semptomları ve yaşam kalitesi minimal invaziv işlemlerden önce ve son işlemden dört hafta sonra değerlendirildi. Bulgular: Kadınlar, 51-60 yaş aralığındaki bireyler, Vücut Kütle İndeksi >30 olanlar veya gebelik geçirmiş olanlarda varis hastalığı prevalansı daha yüksek ve yaşam kalitesi daha düşük idi. Minimal invaziv işlemler ile tedavi edilen hastalarda hastalığın klinik şiddeti azaldı ve yaşam kalitesi düzeldi. Tedavi sonrası, hastaların %45.33’ü bir ay boyunca düzenli olarak kompresyon çorabı giydi. Sonuç: Minimal invaziv tedavi sonrası varisli hastalarda şiddetli hastalık semptomları azaldı ve yaşam kalitesi arttı. Yaşam tarzı değişiklikleri, kompresyon çorabı kullanımı ve hemşire ve sağlık çalışanlarının rolleri damar sağlığının korunmasında önemlidir.