Journals / Türk Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Dergisi / 2020 / Cilt: 28 - Sayı: 3
Myocardial injury after aortoiliac revascularization for extensive disease: A survival analysis
- Pages
- 426–434
- DOI
- —
Abstract
Background: This study aims to evaluate the incidence of myocardial injury afternon-cardiac surgery for an extensive disease pattern (TASC II type D) and toexamine its prognostic value.Methods: This prospective study included a total of 66 consecutive patients(62 males, 4 females; mean age 62.5±8.2 years) who underwent electiverevascularization for aortoiliac TASC II type D lesions in the tertiary settingbetween January 2013 and March 2019. The patients were scheduled forrevascularization either by open surgery or endovascular approach. Cardiactroponins were routinely measured in the postoperative period. Myocardial injuryafter non-cardiac surgery was defined as the elevation of cardiac troponin forat least one value above the 99th percentile upper reference limit. Myocardialinfarction, acute heart failure, stroke, major adverse cardiovascular events, majoradverse limb events, and all-cause mortality were assessed both postoperativelyand during follow-up.Results: The incidence of myocardial injury after non-cardiac surgery was 25.8%.In the multivariate analysis, chronic heart failure was found to be a significantrisk factor for myocardial injury after non-cardiac surgery (odds ratio: 10.3; 95%confidence interval 1.00-106.8, p=0.018). At 12 months after revascularization,the diagnosis of myocardial injury after non-cardiac surgery was significantlyassociated with myocardial infarction, stroke, major adverse cardiovascularevents, major adverse limb events, and all-cause mortality. At 12 months afterrevascularization, the diagnosis of myocardial injury after non-cardiac surgerywas significantly associated with myocardial infarction (log-rank p=0.002), stroke(log-rank p=0.007), major adverse cardiovascular events (log-rank p=0.000), majoradverse limb events (log-rank p=0.007), and all-causemortality (log-rank p=0.000).Conclusion: Our study results suggest that myocardial injury after non-cardiacsurgery plays a role as a predictor of significant cardiovascular comorbiditiesand mortality after complex aortoiliac revascularization. The presence of chronicheart failure is also associated with a higher incidence of myocardial injury afteraortoiliac TASC II type D revascularization. Therefore, preemptive strategiesshould be adopted to identify and treat these patients.
Özet
Amaç: Bu çalışmada yaygın hastalık paterni (TASC II tip D) nedeni ile non-kardiyak cerrahi sonrası miyokard hasarının insidansı değerlendirildi ve prognostik değeri araştırıldı. Çalışma planı: Bu prospektif çalışmaya Ocak 2013 ve Mart 2019 tarihleri arasında üçüncü basamak hastanede aortoiliyak TASC II tip D lezyonları nedeni ile elektif revaskülarizasyon yapılan toplam 66 ardışık hasta (62 erkek, 4 kadın; ort. yaş 62.5±8.2 yıl) alındı. Hastalarda açık cerrahi veya endovasküler yaklaşım ile revaskülarizasyon planlandı. Ameliyat sonrası dönemde kardiyak troponinler rutin olarak çalışıldı. Non-kardiyak cerrahi sonrası miyokard hasarı, üst referans sınırın 99. yüzdeliğinin üzerinde en az bir değerde kardiyak troponin artışı olarak tanımlandı. Ameliyat sonrasında ve takip sırasında miyokard hasarı, akut kalp yetmezliği, inme, majör advers kardiyovasküler olaylar, majör advers ekstremite olayları ve tüm nedenlere bağlı mortalite değerlendirildi. Bulgular: Non-kardiyak cerrahi sonrası miyokard hasarı insidansı %25.8 idi. Çok değişkenli analizde, kronik kalp yetmezliği, non-kardiyak cerrahi sonrası miyokard hasarında anlamlı bir risk faktörü olarak bulundu (olasılık oranı: 10.3; %95 güven aralığı 1.00-106.8, p=0.018). Revaskülarizasyondan 12 ay sonra, non-kardiyak cerrahi sonrası miyokard hasarı tanısı, miyokard enfarktüsü, inme, majör advers kardiyovasküler olaylar, majör advers ekstremite olayları ve tüm nedenlere bağlı mortalite ile anlamlı düzeyde ilişkili bulundu. Revaskülarizasyondan 12 ay sonra, non-kardiyak cerrahi sonrası miyokard hasarı tanısı, miyokard infarktüsü (log-rank p=0.002), inme (log-rank p=0.007), majör advers kardiyovasküler olaylar (log-rank p=0.000), majör advers ekstremite olayları (log-rank p=0.007) ve tüm nedenlere bağlı mortalite (log-rank p=0.000) ile anlamlı düzeyde ilişkili bulundu. Sonuç: Çalışma sonuçlarımız, non-kardiyak cerrahi sonrası miyokard hasarının, kompleks aortoiliyak revaskülarizasyonu takiben kardiyovasküler komorbiditeler ve mortalitenin anlamlı bir öngördürücüsü olarak bir rol oynadığını göstermektedir. Kronik kalp yetmezliği varlığı da, aortoiliyak TASC II tip D lezyonların revaskülarizasyonu sonrasında yüksek miyokard hasarı ile ilişkilidir. Bu nedenle, bu hastaları tespit ve tedavi etmek üzere öncelikli stratejiler belirlenmelidir.