Journals / Türk Turizm Araştırmaları Dergisi / 2021 / Cilt: 5 - Sayı: 1
The Contribution of the Phonological and Semantical Similarities of English and Turkish Words to Vocabulary: Sample of S.Ü. Silifke-Taşucu VSHE, Tourism and Hotel Management Program
- Pages
- 737–753
- DOI
- —
Abstract
Tourism is a sector which is of vital importance especially for the economies of developing countries. Therefore, the tourism income has a notable portion in GDP. For a labor-intensive sector like tourism, linguistically capable human resources are an important asset. Tourism personnel who have the professional competence, yet not the linguistic competence, have complications in communication with foreign visitors. Many tourism and accommodation services are carried out via social interaction. This means not only the attitude and behaviour but also the linguistic competence of the service providers and executives carry importance as well. Vocabulary is a noteworthy challenge that is needed to be overcome in foreign language teaching, learning, and usage. Words are the sole instrument via which people convey their emotions, thoughts, and requests. This study aims to analyse a new method of teaching vocabulary, which uses the phonological and semantical similarities of both the native language and the target foreign language. This study, of which the participants consist of students of the Tourism and Hotel Management department, who often find themselves in the intense use of foreign language; solely aims to find whether phonological and semantical similarities in vocabulary facilitate easier learning, and to what extent this vocabulary can be remembered when needed. The study was carried out with 40 words which were specified for the study, 30 of which have the phonological and semantical similarities which suit the objective of the study; by Silifke-Taşucu VSHE, with the target participants being 45 students who are in the Tourism and Hotel Management department. As a result of the study, it was determined that the participants were able to successfully understand the meanings of the experimental words in a much more distinctive level than the nonexperimental words in the measurements made in different time periods.
Özet
Turizm özellikle gelişmekte olan ülkelerin ekonomileri için hayati önem taşıyan bir sektördür. Dolayısıyla turizm gelirleri GSMH içinde önemli bir yer tutar. Emek-yoğun bir sektör olan turizmde dil yetkinliklerine sahip insan kaynakları önemli bir konudur. Birçok turizm çalışanı mesleki yeterliliklere sahip olmasına rağmen özellikle yabancı müşteriler ile iletişim zorlukları yaşamasına neden olacak dil becerileri yetersizliği sahip olabilmektedir. Çoğu turizm ve ağırlama hizmetleri, kişiler arası etkileşim yoluyla sağlanır. Bu, sadece hizmet sağlayıcıların ve yöneticilerin tutum ve davranışlarının değil aynı zamanda onların dil yeteneklerine de bağlı olduğu anlamına da gelir. Sözcük bilgisi yabancı dil öğreniminde, öğretiminde ve kullanımında üstesinden gelinmesi gereken önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Sözcükler duygu ve düşüncelerimizi, isteklerimizi içeren mesajları karşımızdakine ulaştırmanın yegâne araçlarıdır. Bu araştırma hem ana dil hem de öğrenilen yabancı dilin fonolojik ve semantik benzerliklerini kullanarak sözcük öğretiminin yeni bir metodunu araştırmayı hedeflemektedir. Bu araştırma, yabancı dili yoğun bir biçimde kullanmak durumunda olan Turizm ve Otel İşletmeciliği öğrencilerinin katılımı ile yapılmıştır ve sadece semantik ve fonolojik benzerlikleri olan sözcüklerin öğrenim kolaylığı sağlayıp sağlamadığını ayrıca bu tür sözcüklerin ihtiyaç duyulduğunda ne ölçüde hatırlanabildiğini ölçme amacı taşımaktadır. Bu amaçla Silifke-Taşucu MYO, Turizm ve Otel İşletmeciliği programına kayıtlı 45 örgün eğitim öğrencisine araştırma kapsamında belirlenen 30 tanesi araştırmaya özüne uygun semantik ve fonolojik benzerliğe sahip olmak üzere toplam 40 kelime ile uygulanmıştır. Araştırma sonucunda katılımcıların deneysel sözcüklerini farklı zaman dilimlerinde yapılan ölçümlemelerde kontrol sözcüklere göre çok daha belirgin bir düzeyde başarılı bir şekilde anlamlarını bilebildikleri tespit edilmiştir.