Journals / Turkish Neurosurgery / 2012 / Cilt: 22 - Sayı: 2
İnfant olguların endoskopik üçüncü ventrikülostomi işleminde anestezi ve perioperatif özellikler: 57 olguluk serinin analizi
- Journal
- Turkish Neurosurgery
- Pages
- 148–155
- DOI
- —
Abstract
AIM: Endoscopic third ventriculostomy (ETV) is currently considered the best alternative to shunt systems in the treatment of triventricular hydrocephalus. However, there has been very few published data about the anaesthetic management and the complications of ETV procedure in infants. In this report, we detail our experience with 57 infants, who underwent ETV as an initial treatment for obstructive triventricular hydrocephalus between 2003 and 2010. MaterIal and Methods: Anesthesia chart-records were retrospectively investigated and perioperative data were classified according to the stages of the procedure. Results: In this series, mean heart rate values showed a statistically significant difference in the period concerning the balloon dilatation of ventriculostomy orifice. An episode of bradycardia occurred in 2 patients during balloon dilatation. After the deflation of the balloon, bradycardia resolved immediately without administration of any medication. Video recordings of those two patients revealed that one of them had a narrow and opaque tuber cinereum, and the other had a shallow interpeduncular cistern. ConclusIon: During ETV procedure in infants, bradycardia may be a serious complication especially when performing balloon dilatation of the ventriculostomy orifice. We believe that close communication between the surgeon and the anaesthetist is extremely essential in this stage of the procedure.
Özet
AMAÇ: Endoskopik üçüncü ventrikülostomi (ETV) günümüzde triventriküler hidrosefalinin tedavisinde şant cerrahisine en iyi alternatiftir. Ancak, bu işlemin infant yaş grubuna ait serilerdeki anestezi yönünden özelliklerini ve komplikasyonlarını tartışan yayınların sayısı son derece azdır. Bu çalışmada, 2003 ila 2010 seneleri arasında obstrüktif triventriküler hidrosefali tanısı ile primer işlem olarak ETV uygulanan 57 infant olgu serisinde bu yöndeki deneyimimiz sunulmuştur. YÖNTEM ve GEREÇLER: Olgu serisinin anestezi kayıtları retrospektif olarak incelenmiş ve perioperatif veriler cerrahi prosedürün aşamalarına göre sınıflandırılarak değerlendirilmiştir. BULGULAR: Olgu serisinde, ventrikülostomi ağzının balonla dilatasyonu safhasını içeren cerrahi periyodun kalp atım hızı açısından diğer periyodlardan anlamlı fark gösterdiği görülmüştür. Balon dilatasyonu safhasında 2 olguda bradikardi epizodu gözlenmiş olup, bu süreçler herhangi bir medikasyon gerektirmeden balonun indirilmesi ile birlikte sonlanmıştır. Bu olgulara ait cerrahi video kayıtları gözden geçirildiğinde; bir olguda dar ve opak tuber sinereum varlığı, diğerinde ise sığ interpedinküler sisterna yapısı olduğu dikkat çekmiştir. SONUÇ: İnfantlardaki ETV işleminde, özellikle ventrikülostomi ağzının balonla genişletilmesi esnasında bradikardi ciddi bir komplikasyon olarak ortaya çıkabilir. Prosedürün özellikle bu aşamasında cerrah ve anestezistin dikkatli ve yakın işbirliği içerisinde olmalarının çok önemli olduğuna inanıyoruz.