Journals / Turkish Neurosurgery / 2010 / Cilt: 20 - Sayı: 4

Ventriküloperitoneal şant uygulanmasından sonra gelişen kronik kemikleşmiş epidural hematom: Olgu sunumu

Chronic ossified epidural hematoma after ventriculoperitoneal shunt insertion: A case report

Pages
519–523
DOI
—

Abstract

Chronic calcified/ossified epidural hematoma is an uncommon complication of ventricular shunt surgery. There are only 4 cases related to valve-regulated shunt operations in the literature. It may be seen especially in young patients with chronic hydrocephalus, probably due to craniocerebral disproportion. The precise mechanism of the calcification or ossification of the hematoma is not known, however, the dura mater seems to play a part in this process. A 17-year-old girl with triventricular hydrocephalus was treated with a ventriculoperitoneal shunt system including a medium pressure flow control valve. She was admitted with a complaint of severe headache after three years and a bifrontal calcified/ossified epidural hematoma was seen. The calcifying hematoma was removed and the patient's headache resolved. Although the use of high or medium pressure valves, valves with an antisiphon device, adjustable pressure valves or flow control valves have been recommended to prevent this complication in previous reports, it was seen that our case had been treated with a medium pressure flow control valve.

Özet

Kronik kalsifiye/kemikleşmiş epidural hematom ventriküler şant ameliyatlarının nadir bir komplikasyonudur. Literatürde pompalı şant uygulanmasından sonra gelişmiş sadece 4 olgu bildirilmiştir. Olasılıkla kranyoserebral uyumsuzluk nedeniyle kronik hidrosefali olan genç hastalarda daha sık görülür. Hematomun kalsifikasyonu ya da kemikleşmesinin mekanizması tam olarak bilinmese de, bu süreçte olasılıkla dura materin rolü vardır. Bifrontal kalsifiye epidural hematomu olan ve baş ağrısıyla başvuran triventriküler hidrosefali olan 17 yaşında bir kız çocuğuna orta basınçlı akım kontrollü valvi olan ventriküloperitoneal şant sistemi uygulandı. Hasta 3 yıl sonra şiddetli baş ağrısıyla başvurdu ve bifrontal kalsifiye/ kemikleşmiş epidural hematom saptandı. Kalsifiye hematom çıkarıldıktan sonra hastanın baş ağrısı geçti. Daha önceki yayınlarda bu komplikasyonun önlenmesi için yüksek ya da orta basınçlı valvler, sifon etkisini önleyici cihazlar, ayarlanabilir basınçlı ya da akım kontrollü valvler kullanılması önerilmişse de, orta basınçlı akım kontrollü valv kullandığımız olguda da geliştiği görülmüştür.