Journals / Turkish Neurosurgery / 2012 / Cilt: 22 - Sayı: 5

Klinik uygulamada cerrahi sonrası geç havalelerin insidansı ve takibi

Incidence and management of late postsurgical seizures in clinical practice

Pages
651–655
DOI
—

Abstract

AIM: Seizures are a frequent complication in patients who undergo neurosurgery, and can complicate the post-operative course and deteriorate patients’ quality of life. Evidence on the prophylactic anticonvulsant therapy after craniotomy is still lacking. MaterIal and Methods: We undertook an observational longitudinal study following neurosurgical supratentorial interventions, to evaluate seizures onset or persistence, and differences in effectiveness between conventional and newer AEDs. Results: A total of 100 consecutive subjects were enrolled. Each patient underwent a neurosurgical treatment by craniotomy. Pre-operative seizures occurred in 33% patients, early seizures in 13%. Late seizures occurred in 46 patients. At baseline (1 month after surgery) and during follow up the main therapeutic regimen was monotherapy. At last follow up adjustment of antiepileptic regimen or AED dosage had rendered 27 subjects seizure free. People taking newer AEDs at baseline maintain the same antiepileptic regimen more often than patients taking conventional AEDs; late seizures tended to have a higher incidence in the latter group. Adverse events from baseline AEDs were reported by 17% of patients. ConclusIon: In this study population late postsurgical seizures had a remarkable occurrence. Newer AEDs were continued more often than conventional AEDs, with a better tolerability but no significant differences in late seizures incidence.

Özet

AMAÇ: Havaleler beyin cerrahisi işlemleri yapılan hastalarda sık görülen bir komplikasyondur ve hastaların postoperatif seyrini komplike hale getirip yaşam kalitesini düşürebilirler. Kraniyotomi sonrasında profilaktik antikonvülsan tedaviyle ilgili bulgular halen az sayıdadır. YÖNTEM ve GEREÇLER: Konvansiyonel ve yeni antiepileptik ilaçlar arasında etkinlik farklılıklarını ve havalelerin başlaması veya devam etmesini değerlendirmek için nöroşirürji supratentoriyal girişimlerini takip eden gözlemsel bir longitudinal çalışma yaptık. BULGULAR: Çalışmaya arka arkaya toplam 100 hasta kaydedildi. Her hastada kraniyotomi şeklinde bir nöroşirürji tedavisi gerçekleştirildi. Preoperatif havaleler hastaların %33’ünde ve erken havaleler %13’ünde görüldü. Geç havaleler 46 hastada görüldü. Başlangıçta (cerrahiden 1 ay sonra) ve takip sırasında ana terapötik rejim monoterapiydi. Son takipte antiepileptik rejim veya antiepileptik ilaç dozunun ayarlanmasıyla 27 hastada havaleler ortadan kaybolmuştu. Başlangıçta daha yeni antiepileptik ilaçları alan kişilerde geleneksel antiepileptiklere göre daha sık olarak aynı antiepileptik rejime devam edildiği görüldü; geç havalelerin insidansı ikinci grupta daha yüksekti. Başlangıç antiepileptik ilaçlar nedeniyle advers olaylar hastaların %17’sinde bildirildi. SONUÇ: Bu çalışma, popülasyonunda cerrahi sonrası geç havalelerin insidansı önemli ölçüdeydi. Daha yeni antiepileptik ilaçlar geleneksel antiepileptiklere göre daha sık devam edildi ve daha iyi tolere edildiler ama geç havale insidansında önemli bir fark yoktu.

Klinik uygulamada cerrahi sonrası geç havalelerin insidansı ve takibi — AJIndex