Journals / İlahiyat Akademi / 2017 / Sayı: 6

Islamophobia as an Invented Language of Anti-Islam in the West (Conflict-Based Sociological Perspective)

Batı'da İslâm Karşıtlığının İcat Edilmiş Dili Olarak İslamofobi (Çatışmacı Sosyolojik Perspektif) / Islamophobia as an Invented Language of Anti-Islam in the West (Conflict-Based Sociological Perspective) / (الإسلاموفوبيا كلغة مصطنعة لمعاداة الإسلام في الغر ب (المنظور الاجتماعي الصدامي- منظور ا

Pages
69–86
DOI
—

Abstract

Theoretical frameworks such as clash of civilizations, orientalism, xenophobia, discrimination, and hate discourse and crime have played important roles on the way to Islamophobia evolving into Islam antagonism. According to Pierre Bourdieu, articulating anti-Islam and Muslim antagonism as Islamophobia could be regarded as symbolic violence, which is actually more dangerous than physical violence. This study has a qualitative approach based on Bourdieu’s symbolic violence by gathering data from two different sources. The first type of data is composed of books, articles, studies, and discourse and statements of mainstream politicians. The second type of data is collected from the periodical reports released by civil society organizations and think tanks. Symbolic violence is used as an analytical instrument in this study. Moreover, this study is based on the conflict theory, which is one of the two perspectives examining the role of religion in society at the macro level, and religious conflict thesis. According to these perspectives, competitive struggle on scarce resources is maintained with religious and ideological discourses. This study demonstrated that the conflict based on religious and financial reasons affected the rise of Islamophobic ideology defining Islam and Muslim antagonism. In conclusion, the importance of expert theologians and intellectuals’ defensive discourse in preventing the rise of Islamophobia both in the Western world and all over the world without wasting energy was emphasized and the conveyance of basic Islamic principles to humanity was suggested.

Özet

İslam karşıtlığına ve İslam düşmanlığına evrilen İslamofobiye giden yolda, oryantalizm, medeniyetler çatışması, ırkçılık, yabancı düşmanlığı, ayrımcılık ve nefret söylemi gibi ideolojik yaklaşımlar önemli rol oynamıştır. Anti-İslam ve Müslüman karşıtlığının İslamofobik ifadelendirilmesi, Pierre Bourdieu’nun yaklaşımıyla fiziksel şiddetten daha tehlikeli olan sembolik şiddet olarak görülebilir. Bourdieu’nun sembolik şiddet tezine dayandırılan ve sosyolojik perspektiften ele alınan bu çalışma iki tür kaynaktan toplanan verilere dayanarak kalitatif yöntemle yürütülmüştür. Birinci tür kaynakları, konu ile ilgili yazılmış kitaplar, makaleler ve söyleşiler ile ana akım siyasetçilerin söylem ve demeçleri oluşturmuştur. İkinci tür veri kaynakları ise çeşitli sivil toplum ya da düşünce kuruluşlarının periyodik olarak yayınladıkları raporlardan meydana gelmektedir. Çalışmanın teorik çerçevesini, dinin toplumdaki rolünü makro düzeyde inceleyen iki ana perspektiften biri olan çatışmacı teori ve dini çatışma tezi oluşturmuştur. Bu yaklaşıma göre, temelde kıt kaynaklar üzerindeki hakimiyet mücadelesi dini veya ideolojik söylemlerle yürütülmektedir. Bu çalışmada dini, sosyal ve ekonomik temelli çatışmanın İslam ve Müslüman karşıtlığı anlamında İslamofobik bir ideolojinin doğuşunda etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Batı’da ve dünyanın her yerinde İslamofobinin yükselişini engellemede savunmacı söylemlerle enerjiyi tüketmeden, alanında uzmanlaşmış teolog, bilim adamları ve entelektüellerin İslam’ın temel esaslarını insanlığa aktarmalarının önemli olacağı görülmüştür.

Keywords: Sembolik Şiddet, Nefret Söylemi, Kültürel Irkçılık, İslam Karşıtlığı