Journals / Türk İslam Medeniyeti Akademik Araştırmalar Dergisi / 2019 / Cilt: 14 - Sayı: 28
Recessed Arches in The Anatolian Seljuk Portals
- Pages
- 429–440
- DOI
- —
Abstract
A second arch was built on the stalactite recessed arches and pointed vault arches in Anatolian Seljuk structures. This arches on the portals named as recessed enclosure arch. The researchers have also come to the conclusion that all of these arches are made for aesthetic purpose and that they had no functional purpose. In the Anatolian Seljuk Architecture the recessed arches of the portals had been made with stalactites and pointed vault arches. Although the stalactite system is made with the principle of an arch, it is not as successful as the arch in conveying the load from the top to the side wings. For that reason, the use of recessed arch was necessitated to reduce the load on stalactite recessed arch from the top to the maximum extent. The recessed arches are relieving arches that transfer the load from the top to the side wings of the portal and used as fully functional. However, the arches are decorated as they a very eye-catching location in the middle of the portal. The titivation of the arches and continuing up the moldings forming the decoration frame to the corner colonnette headings after the level of the stirrups caused the impression that these arches were made with aesthetic concerns. These arches whose usage decreased during the period of Beyliks, it were no longer used during the classical Ottoman period because of changes in portal shapes. As a result of the conclusions reached, the term “recessed arch” has been recommended.
Özet
Anadolu Selçuklu yapılarında mukarnaslı kavsaralar ve sivri kemer tonozlu kavsaraların üstüne ikinci bir kemer uygulamasına daha gidilmiştir. Taç kapılardaki bu kemerler kavsara kuşatma kemeri olarak isimlendirilmiştir. Araştırmacılar tarafından da bu kemerlerin tamamının estetik amaçlı yapıldıkları ve fonksiyonel bir amacının bulunmadığı şeklinde sonuçlara ulaşılmıştır. Anadolu Selçuklu Mimarisinde taç kapıların kavsaraları, mukarnaslarla ve sivri kemerli tonozlarla geçilmiştir. Mukarnas sistemi her ne kadar kemer mantığıyla yapılsa da üstten gelen yükün yan kanatlara aktarılması konusunda kemerler kadar başarılı değillerdir. Bu nedenle mukarnaslı kavsara bölümüne üstten gelen yükün azami derecede azaltılmak istenmesi kavsara kemeri kullanımını zorunlu kılmıştır. Kavsara kemerleri üstten gelen yükü taç kapının yan kanatlarına aktaran hafifletme kemerleridir ve tamamen fonksiyonel olarak kullanılmışlardır. Ancak taç kapının tam ortasında oldukça göz önünde bir konumu olduğu için kemerler bezenmiştir. Kemerlerin bezenmesi ve süsleme çerçevesini oluşturan silmelerin üzengi seviyesinden sonra köşe sütunçe başlıklarına kadar devam ettirilmesi bu kemerlerin estetik kaygılarla yapıldığı izlenimine neden olmuştur. Beylikler döneminde kullanımı azalan bu kemerler Osmanlı klasik döneminde ise taç kapı şekillerinin değişmesi nedeniyle artık kullanılmamaya başlanmıştır. Ulaşılan sonuçlar neticesinde de bu kemerler için “kavsara kemeri” kavramı önerilmiştir.