Journals / Türkiye'de Lösemi Lenfoma Miyelom Araştırmaları / 2021 / Cilt: 5 - Sayı: 2
Pretransplant Elevated Serum D-Dimer Level May Be A Prognostic Marker For Survival in Patients Who Underwent Allogeneic Hematopoietic Stem Cell Transplantation
- Pages
- 44–51
- DOI
- —
Abstract
Objective: Elevated plasma D-dimer levels indicate activation of hemostasis and fibrinolysis, and this activation is required for tumor angiogenesis, metastasis, and invasion. İn addition D-dimer produced from fibrin polymer indicators for inflammation. The association between inflammation and cancer has been previously described. The aim of study is to examine the relationship between pretransplantation plasma D-dimer levels and prognosis among patients who underwent allogeneic hematopoietic stem cell transplantation (allo-HSCT). Patients and Methods: We retrospectively analyzed the data of 98 patients who underwent alloHSCT from 2016 to 2019. The patients were categorized as patients with acute leukemia, lymphoma patients, and other hematologic disease diagnoses. Pretransplant serum D-dimer levels were recorded. The cut-off value of D-dimer to predict survival was set as 1630 mg/dl based on the receiver operating curve analysis (ROC). Patients were divided into 2 groups; patients with pretransplant D- dimer levels lower than <1630 mg/dl and higher than ≥1630 mg/dl. Univariate, multivariate cox regression models and Kaplan-Meier curves were used for statistical analysis. Results: The patients included 35 (35.7%) female and 63 (64.3%) male patients. Univariate and multivariate analysis showed that patients with serum D-dimer levels ≥1630mg/dl experienced significantly lower overall survival (OS) compared with <1630 mg/dl (HR 3.94 [range, 1.76-8.87] p= 0.001 and HR 3.72 [range 1.50-9.23] p= 0.004). For disease-free survival (DFS) evaluation, univariate and multivariate analysis showed that patients with serum D-dimer levels ≥1630 mg/dl had significantly lower disease-free survival compared with patients with serum D-dimer levels <1630mg/dl (HR 2.70 [range 1.02-7.12] p= 0.044 and HR 4.21 [range, 1.45-12.25] p= 0.008). Conclusion: Pretransplant plasma D-dimer level may serve as a simple but effective predictor of prognosis in patients who underwent allo-HSCT.
Özet
Amaç: Yüksek plazma D-dimer seviyeleri, hemostaz ve fibrinoliz aktivasyonunu gösterir ve bu aktivasyon, tümör anjiyogenezi, metastazı ve invazyonu ile sonuçlanabilmektedir. Ayrıca fibrin polimerinden üretilen D-dimer inflamasyon için bir belirteç olarak kullanılır. Yapılan çalışmalarda kronik inflamasyon ve kanser oluşumu arasında bir ilişki olduğu gösterilmiştir. Bu çalışmanın amacı, allojenik hematopoietik kök hücre nakli (allo-HKHN) yapılan hastalarda transplantasyon öncesi plazma D-dimer düzeyleri ile transplantasyon sonrası prognoz arasındaki ilişkiyi incelemektir. Hastalar ve Yöntem: 2016-2019 yılları arasında allo-HKHN yapılan 98 hastanın verilerini geriye dönük olarak analiz ettik. Hastalar akut lösemi, lenfoma hastaları ve diğer hematolojik hastalık tanısına sahip hastalar olarak kategorize edildi. Sağkalımı tahmin etmek için D-dimer cut off değeri ROC (receiver operating curve) analizi ile 1630 mg/dl olarak belirlendi. Buna göre hastalar; transplantasyon öncesi D-dimer seviyeleri <1630 mg/dl’den düşük ve ≥1630 mg/dl ve 1630 mg/ dl’den yüksek olan hastalar olarak 2 gruba ayrıldı. İstatiksel değerlendirme için Kaplan-Meier survival analiz yöntemi ile tek ve çok değişkenli cox regresyon analizi kullanıldı. Bulgular: Hastaların %64.3’ü (n= 63) erkek, %35.7’si (n= 35) kadındı. Genel sağkalım (GSK) bakımından serum D-dimer düzeyleri <1630 mg/dl’den düşük olan hastalar, serum D-dimer düzeyleri ≥1630 mg/dl’den yüksek olan hastalar ile karşılaştırıldığında, D-dimer düzeyi ≥1630 mg/dl’nin üzerinde olan olgularda sağkalım süresinin kısaldığı ve istatiksel olarak anlamlı olduğu tespit edilmiştir (tek değişkenli HO 3.942 [aralık 1.769-8.875] p= 0.001; çok değişkenli HO 3.727 [aralık 1.505-9.231] p=0.004). Hastalıksız sağkalım (HSK) bakımından değerlendirildiğinde ise D-dimer değeri ≥1630 mg/dl’den yüksek olgularda nükssüz sağkalım süresi istatistiksel olarak anlamlı derecede kısalmaktadır (tek değişkenli HO 2.707 [aralık 1.029-7.120] p= 0.044; çok değişkenli HO 4.214 [aralık 1.450-12.25] p= 0.008). Sonuç: Allo-HKHN uygulanan hastalarda, nakil öncesi bakılan plazma D-dimer seviyesi, prognozun basit ama etkili bir öngörücüsü olarak hizmet edebilir.