Journals / Turkish Journal of Hematology / 2017 / Cilt: 34 - Sayı: 1

Hematolojik Maliniteli Hastalarda Hipogamaglobulinemi ve Kötü Performans Durumu Vankomisin Dirençli Enterokok Kolonizasyonu için Bir Risk Faktörüdür

Hypogammaglobulinemia and Poor Performance Status are Predisposing Factors for Vancomycin-Resistant Enterococcus Colonization in Patients with Hematological Malignancies

Pages
89–92
DOI
—

Abstract

Objective: Vancomycin-resistant enterococci (VRE) are common pathogens of hospital-acquired infection. Long hospitalization periods, use of broadspectrum antibiotics, and immunosuppression are major risks for VRE colonization. We aimed to evaluate patients’ characteristics and factors that may contribute to VRE colonization. Materials and Methods: Data of 66 patients with colonization and 112 patients without colonization who were hospitalized in the hematology clinic were collected. Hematological malignancies, preexisting gastrointestinal complaints, the presence of hypogammaglobulinemia at the time of diagnosis, complications like neutropenic enterocolitis (NEC), and Eastern Cooperative Oncology Group (ECOG) and Karnofsky performance statuses were recorded. Results: Ages of the patients ranged between 19 and 95 years (mean: 55.99). Karnofsky and ECOG scores were statistically related to VRE colonization (p 7 days) may also be accepted as a risk factor, independent of diagnosis or antibiotic use. Performance status is also an important factor for colonization, which may be related to poorer hygiene and increased external help.

Özet

Amaç: Vankomisin dirençli enterokok (VRE), sıklığı giderek artan ve tedavisi güç olan hastane kökenli enfeksiyon etkenlerindendir. Hastanede yatmak, geniş spektrumlu antibiyotiklerin kullanılması ve immünsüpresyon varlığı VRE kolonizasyonu için majör risk faktörlerindendir. Çalışmamızda VRE kolonizasyonu için önemli olabilecek risk faktörü ve hastaların özellikleri ile kolonizasyon arasındaki ilişkileri değerlendirmeyi amaçladık.Gereç ve Yöntemler: Ağustos 2012 ile Ağustos 2015 tarihleri arasında fakültemiz hematoloji kliniğinde yatan ve VRE anal kolonizasyonu saptanan 66 hasta çalışmaya alındı. VRE açısından düzenli sürveyans yapılmakta olduğundan VRE pozitifliği saptanan hastaların demografik verileri ve birincil hastalıklarına ilişkin veriler dosyalarından kayıt edildi. Bulgular: Hastalar 19-95 yaş aralığında idi (ortalama: 55,99). Karnofsky ve Doğu Kooperatifi Onkoloji Grubu skorları VRE kolonizasyonu ile ilişkili bulundu (p<0,000 ve p<0,000), ancak yalnızca Karnofsky skoru lojistik regresyon analizi ile istatitiksel anlamlılık göstermekte idi. Akut lösemili hastaların hemen tümü antibiyotik altında iken (piperasilin-tazobaktam, seftazidim ve meropenem), miyelodisplastik sendrom, miyelom ya da selim hematolojik hastalar ile 2 lenfoma ve 1 kronik miyeloid lösemi hastası antibiyotik almakta idi. Antibiyotik kullanımı ve tanıdan bağımsız olarak ortalama kolonizasyon süresi 4,5 gün (3-11 gün) idi. VRE kolonize grupta %40,9 hastada nötropenik enterokolit gelişimi gözlenir iken kolonize olmayan hastaların yalnızca %1,7'sinde nötropenik enterokolit geliştiği gözlendi. VRE kolonize hastalardan 46'sında (%69,7) ve kolonize olmayan hastaların 27'sinde (%24,1) tanı sırasında hipogamaglobulinemi var iken bu hastalarda VRE kolonize grubun %50'sinin B hücre kökenli malinitesi olduğu gözlendi (lenfoma, miyelom ya da kronik lenfositik lösemi). Sonuç: VRE kolonizasyonu, hematoloji/onkoloji kliniklerinde hızlı yayılan ve kontrol altına alınması güç bir problemdir. Hastaneye yatış sayısından ziyade, tanı sırasında hipogamaglobulinemi bulunması, performansın düşük olması ve remisyona girmemek kolonize olmaya ilişkin risk faktörüdür. Hematolojik maliniteler ve tedavileri seyrinde nötropenik eterokolit ve diyare gibi ciddi ve hayatı tehdit edici komplikasyonlar VRE kolonize olan hastalarda daha sıklıkla gözlenmiştir