Journals / Turkish Journal of Hematology / 2017 / Cilt: 34 - Sayı: 1
Aferez Trombosit Konsantrelerinin Kriyoprezervasyonu Sonrası Ortaya Çıkan Trombosit Kaynaklı Mikropartiküllerin Hemostatik Aktivite ile İlişkisi
- Pages
- 64–71
- DOI
- —
Abstract
Amaç: Son on yıl içerisinde, dondurulup saklanan trombositlerin özellikle travma hastalarında kullanımı ile ilgili önemli bir bilgi birikimi oluşmuştur. Bununla birlikte bu çalışmalarda trombositlerin morfolojik ve fonksiyonel değişikliklerinden çok az bahsedilmektedir. Son zamanlarda dondurulup saklanan trombositlerin aktive olarak trombosit kaynaklı mikropartikül (TKM) oluşumu ve trombosit kaynaklı büyüme faktörü (TKBF) salınımı ile sonuçlanan prokoagulan membran değişiklikleri olduğu saptanmıştır. Çalışmamızda dondurulup saklanan trombositlerin canlılıkları, TKM ve TKBF düzeyleri incelenerek trombin olumuyla ilişkileri değerlendirildi. Gereç ve Yöntemler: Yirmi bağışçıdan alınan aferez trombosit süspansiyonları (ATS) bir gün bekletildikten sonra %6 dimetil sülfoksid ile dondurularak -80 °C’de bir gün saklandı. Trombositler eritildikten sonra 20 mL. otolog, plazma ile seyreltildi ve alınan örneklerden incelemeler yapıldı. Bulgular: Dondurulup çözülmüş ATS’lerdeki TKM seviyeleri tazeATS’lerdekinden anlamlı düzeyde daha yüksekti (2763±399,4/µL ve 319,9±80,5/µL; p<0,001). Dondurulup çözülmüş ATS’lerdeki PDGF seviyeleri de taze ATS’lerdekinden anlamlı düzeyde daha yüksekti (550,9±73,6 pg/mL ve 96,5±49 pg/mL; p<0,001). Bununla birlikte dondurulup çözülmüş ATS’lerin canlılıkları taze ATS’lere göre anlamlı düzeyde düşüktü (68,2±13,7% ve 94±7,5%, p<0,001). Dondurulup çözülmüş ATS’lerin ortalama endojen thrombin potensiyelleri (ETP) taze ATS’lerinkinden istatiksel olarak anlamlı düzeyde yüksekti (3406,1±430,4 nM.min ve 2757,6±485,7 nM.min, p<0,001). Ayrıca ETP ile TKM düzeyleri arasında istatiksel olarak anlamlı zayıf pozitif korelasyon mevcuttu (r=0,192, p=0,014). Sonuç: Çalışmamızdaki sonuçlar dondurulup çözüldükten sonra ATS’lerdeki trombositlerin canlılıklarında önemli düzeyde azalma olsa da, daha erken ve daha yüksek trombin oluşumunun gerçekleştiğini ve bunun da dondurma işlemi sonrası anlamlı düzeyde artan TKM’ler ile ilişkili olarak meydana geldiğini göstermektedir. Dondurma işlemi ile trombositlerde hasarlanmalar meydana gelmektedir ve dondurulmuş trombositlerin in vivo kullanımlarının taze trombositlere göre üstünlüğü ile ilgili bilimsel kanıtlar yetersizdir. Bu sebeple dondurulmuş trombosit süspansiyonlarının travma şartlarında kullanılmalarının ve taze trombosit süspansiyonlarının ise kan bankalarında, profilaktik kullanım amacıyla bulundurulmalarının daha uygun olacağı değerlendirilmiştir.
Özet
Amaç: Son on yıl içerisinde, dondurulup saklanan trombositlerin özellikle travma hastalarında kullanımı ile ilgili önemli bir bilgi birikimi oluşmuştur. Bununla birlikte bu çalışmalarda trombositlerin morfolojik ve fonksiyonel değişikliklerinden çok az bahsedilmektedir. Son zamanlarda dondurulup saklanan trombositlerin aktive olarak trombosit kaynaklı mikropartikül (TKM) oluşumu ve trombosit kaynaklı büyüme faktörü (TKBF) salınımı ile sonuçlanan prokoagulan membran değişiklikleri olduğu saptanmıştır. Çalışmamızda dondurulup saklanan trombositlerin canlılıkları, TKM ve TKBF düzeyleri incelenerek trombin olumuyla ilişkileri değerlendirildi. Gereç ve Yöntemler: Yirmi bağışçıdan alınan aferez trombosit süspansiyonları (ATS) bir gün bekletildikten sonra %6 dimetil sülfoksid ile dondurularak -80 °C'de bir gün saklandı. Trombositler eritildikten sonra 20 mL. otolog, plazma ile seyreltildi ve alınan örneklerden incelemeler yapıldı. Bulgular: Dondurulup çözülmüş ATS'lerdeki TKM seviyeleri tazeATS'lerdekinden anlamlı düzeyde daha yüksekti (2763±399,4/µL ve 319,9±80,5/µL; p<0,001). Dondurulup çözülmüş ATS'lerdeki PDGF seviyeleri de taze ATS'lerdekinden anlamlı düzeyde daha yüksekti (550,9±73,6 pg/mL ve 96,5±49 pg/mL; p<0,001). Bununla birlikte dondurulup çözülmüş ATS'lerin canlılıkları taze ATS'lere göre anlamlı düzeyde düşüktü (68,2±13,7% ve 94±7,5%, p<0,001). Dondurulup çözülmüş ATS'lerin ortalama endojen thrombin potensiyelleri (ETP) taze ATS'lerinkinden istatiksel olarak anlamlı düzeyde yüksekti (3406,1±430,4 nM.min ve 2757,6±485,7 nM.min, p<0,001). Ayrıca ETP ile TKM düzeyleri arasında istatiksel olarak anlamlı zayıf pozitif korelasyon mevcuttu (r=0,192, p=0,014). Sonuç: Çalışmamızdaki sonuçlar dondurulup çözüldükten sonra ATS'lerdeki trombositlerin canlılıklarında önemli düzeyde azalma olsa da, daha erken ve daha yüksek trombin oluşumunun gerçekleştiğini ve bunun da dondurma işlemi sonrası anlamlı düzeyde artan TKM'ler ile ilişkili olarak meydana geldiğini göstermektedir. Dondurma işlemi ile trombositlerde hasarlanmalar meydana gelmektedir ve dondurulmuş trombositlerin in vivo kullanımlarının taze trombositlere göre üstünlüğü ile ilgili bilimsel kanıtlar yetersizdir. Bu sebeple dondurulmuş trombosit süspansiyonlarının travma şartlarında kullanılmalarının ve taze trombosit süspansiyonlarının ise kan bankalarında, profilaktik kullanım amacıyla bulundurulmalarının daha uygun olacağı değerlendirilmiştir.