Journals / Turkish Journal of Gastroenterology / 1999 / Cilt: 10 - Sayı: 2
Somatostatin in the treatment of upper gastrointestinal bleeding due to peptic ulcer
- Pages
- 122–125
- DOI
- —
Abstract
The spontaneous resolution rate of non-variceal upper gastrointestinal bleeding gastrointestinal is about 80-85%. In spite of major advances in the treatment methods of upper gastrointestinal bleeding, it is still a major medical problem. The aim of this study was to determine whether some currently available drugs, such as somatostatin and ranitidine, are effective in the control of upper gastrointestinal bleeding. We conducted a controlled study on 45 selected patients suffering upper gastrointestinal bleeding due to peptic ulcer. The severity of hemorrhage at the beginning of the study was classified as massive, serious or moderate. After clinical and laboratory assessment, patients were followed over a period of 72 hours. Endoscopy was performed within the first eight hours of admission, and then repeated when bleeding had stopped. The time required to stop massive, moderate and mild hemorrhage was then assessed. At the end of the study, there was no significant difference between the bleeding period of the ranitidine, somatostatin and placebo groups. There was a significant difference (p<0.05) in the time required to stop hemorrhage between the somatostatin and placebo group, while no difference was found between the ranitidine and placebo group, demonstrating the efficiency of somatostatin. In conclusion, somatostatin, unlike ranitidine, was found to be more effective then placebo in the management of patients with severe upper gastrointestinal hemorrhage.
Özet
Varis dışı üst gastrointestinal sistem (GIS) kanamaları % 80-85 oranında spontan olarak durmaktadır. Ancak, günümüzde gelişen çeşitli tedavi yöntemlerine rağmen ciddiyetini devam ettirmektedir. Bu çalışmada üst GIS peptik ülser kanamalarında somatostatinin etkinliğinin ranitidine ve plasebo grubu ile karşılaştırılması amaçlanmıştır. Çalışmaya, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi acil servisine baş vuran peptik ülsere bağlı üst GIS peptik kanamalı 45 hasta alındı. Hastaların 31'i duodenal ülser, 14'si gastrik ülser nedeniyle kanama geçiren olgular idi. Forrest-IA, varis kanamaları, koagulopati, kardiak, renal ve hepatik yetmezliği olanlar, postoperatif mide hastaları, malign vakalar çalışma dışında bırakıldı. Üst GIS peptik kanamalı hastalar masif (Hb 10.5 gr/dl) derecede kanamalar olarak gruplandırıldı. Her grup, somatostatinin (250 µg/saat infüzyon) ranitidin (50 mgr/6 saat i.v.) ve plasebo uygulanan hastalar olarak alt gruplara ayrıldı. Hastalara 72 saat süreyle nazogastrik lavaj, Hb, Hct, biyokimyasal takipler uygulandı. Kanamanın ilk 8 saati içinde ve kanama durduğunda endoskopik kontroller yapıldı. Masif, ciddi ve hafif derecede üst GIS peptik kanamalı hastalarda tedavi sonucu ortalama kanama süresi, ranitidin uygulanan grupda sırayla 5.8, 5.4, 5.2 saat iken, somatostatin uygulanan gruplarda 4.9, 4.7, 2.9 saat olup, plasebo grubunda ise 7.5, 6.8, 4.4 saat olarak tespit edildi. Ranitidin uygulanan hastalarla, somatostatin ve plasebo grupları arasında kanama süreleri yönünden istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmadı (p>0.05). Ancak, masif kanamalılarda kanama süresinin somatostatin tedavisi gören hastalarda plasebo grubuna oranla daha kısa sürdüğü ve bunun istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptandı (p<0.05). Sonuç olarak, masif üst GIS kanamalı hastalarda somatostatin tedavisinin plasebo grubuna göre daha etkin olduğu ancak ranitidin grubunun plasebo ile belirgin bir fark göstermediği tespit edildi