Journals / Turkish Journal of Gastroenterology / 2002 / Cilt: 13 - Sayı: 3

Safra yolu taşı ve stenozlarında manyetik rezonans kolanjiografinin tanısal değeri

Biliary stones and stenoses: Diagnostic value of magnetic resonance cholangiography

Pages
139–145
DOI
—

Abstract

Background/aims To evaluate the accuracy of magnetic resonance cholangiography for detection of bile duct calculi and stenosis. Methods: Half-Fourier single-shot rapid acquisition with relaxation enhancement sequence magnetic resonance cholangiography was performed prospectively in 68 patients who were suspected of having choledocholithiasis or biliary tree stenosis. On the basis of findings at ultrasound, computed tomography, endoscopic retrograde or percutaneous cholangiography, intraoperative cholangiography or choledocoscopy and exploration, final diagnoses were normal bile ducts (n=8), choledocholithiasis (n=28), benign or malignant stenosis (n=32). Results: Choledocholithiasis was diagnosed with a sensitivity of 96% and a specificity of 98%. False negative readings occurred due to stones less than two mm at in size at the distal common bile duct. A false diagnosis of choledocholithiasis (single impacted stone) by magnetic resonance cholangiograph occurred in only one case for whom the final diagnosis was main bile duct adenocarcinoma, suspected on endoscopic retrograde cholangiography and confirmed at surgery. Bile duct stenosis was diagnosed with a sensitivity of 97% and a specificity of 94%. Conclusions: With magnetic resonance cholangiography bile duct calculi and stenosis can be diagnosed with high accuracy. It is a fast, accurate and noninvasive alternative to endoscopic retrograde cholangiography in the evaluation of biliary tract disease.

Özet

Amaç: Koledok taşı ve safra yolları tıkanmalarında magnetik rezonans kolanjiografinin tanısal değeri irdelenmiştir. Yöntem: Koledok taşı ve safra yolu tıkanması düşünülen 68 hastaya prospektif olarak half-Fourier single-shot rapid acquisition with enhancement sekans magnetik rezonans kolanjiografi yapıldı. Magnetik rezonans kolanjiografiyi takiben hastalara ultrason, kompüterize tomografi, endoskopik kolanjiografi, perkutan kolanjiografi, intraoperatif kolanjiografi (veya koledokoskopi) ve cerrahi eksplorasyon bulguları sonucu kesin tanıya varıldı. Kesin tanı sonucu 28 hastada koledok taşı, 32 hastada benign veya malign safra yolu obstrüksiyonu, 8 hastada ise normal safra yolu mevcuttu. Bulgular: Kolelithiasis tanısında magnetik rezonans kolanjiografinin %96 sensitif, %98 spesifik olduğu görüldü. Bir hastada koledok distalindeki < 2 mm taş magnetik rezonans kolanjiografide vizualize edilemedi. Bir hastada ise koledok tümörü impakte taş olarak değerlendirildi. Benign veya malign safra yolu stenozunda magnetik rezonans kolanjiografinin %97 sensitif, %94 spesifik olduğu belirlendi. Sonuç: Koledok taşı ve safra yolları obsrüksiyonlarında magnetik rezonans kolanjiografinin yüksek bir tanısal değeri vardır. Basit, noninvazif ve güvenilir olması nedeniyle magnetik rezonans kolanjiografi safra yolu obsrüksiyonunun ayırıcı tanısında endoskopik retrograd kolanjiografiye alternatiftir.

Keywords: Manyetik rezonans görüntüleme,İleriye dönük çalışma,Kolanjiyografi,Birleşik safra kanalı taşları